7 Mart 2016 Pazartesi

BÜYÜKERŞEN HIRSIZ MI? İŞTE BÜYÜKERŞEN GERÇEĞİ


BÜYÜKERŞEN , ESKİŞEHİR SAVCILARINA VE HAKİMLERİNE RÜŞVET YAĞDIRARAK, 41’İNCİ DEFA RÜŞVETTEN YIRTTI …

               İŞTE BÜYÜKERŞEN'İN RÜŞVETLERİ VE YOLSUZLUKLARI

             AŞAĞIDAKİ YASADIŞI İŞLER, ARAŞTIRILMASI VE GEREĞİNİN YAPILMASI İÇİN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA ARZ OLUNUR:        
  
             1). Rektörlük yaptığı Anadolu Üniversitesi'nin inşaat ihalelerini, ihale dahi yapmadan ILGAZ AŞ ortaklarına vermiştir. Karşılığında kızı,  Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi karşısındaki  ILGAZ AŞ'ye ait  SHELL PETROL İSTASYONU'na ortak edilmiştir.Müfettişlerce araştırılması...

               2).  Bu üniversitenin adı Osmangazi olmuştur fakat, Rektörlükten ayrılmasına rağmen, Osmangazi Üniversitesi'nin inşaat ihalelerini yine ILGAZ AŞ'ye ihalesiz verilmesini sağlamış, bu hizmeti karşılığında ILGAZ AŞ'den milyonlarca dolar rüşvet almış, bu yasadışı işler senelerce sürmüştür. Müfettişlerce araştırılması...

               3). Büyükerşen, ILGAZ AŞ'ye ait Eskişehir Sümer Mahallesi Kızılyer Mevkii'nde bulunan birinci dereceden korunması gereken 3 bin yıllık sit alanına yapılan kaçak villalara rüşvetler karşılığında ve "tadilat" kılıfı altında "sahte ruhsatlar" düzenlemiş, bu kaçak villalar grubunun kurdelalı açılışını dahi yapmıştır. Oysa bu sit alanı "tarım alanı"dır, imara kapalıdır, temel kazılması ve inşaat yapılması da 2863 sayılı yasamıza göre suçtur.  Haziran 2005'te yürürlüğe giren yeni sit alanları yasamız "Sit alanları, halka açık park ve bahçe olarak düzenlenebilir" derken, söz konusu sit alanında özel villalar ve kapılarında korumalar vardır. Üstelik bu sit alanının tam ortasından geçen Eski Değirmen Yolu umuma açık olduğu belgeli olmasına rağmen, barikatlarla kapatılmıştır ve silahlı eşkiyalar nöbet beklemektedir.  Müfettişlerce araştırılması...

               4). Yılmaz Büyükerşen bir kamu görevlisidir. Yani kamu yararına çalışmak için aday olmuş, Eskişehir halkının yararına hizmet sunmak için Başkan seçilmiştir. Kamu görevlilerinin bir başka şirketlere ortak olması, yöneticilik yapması, başkanlık yapması ve hatta üyelik yapması suçtur. Yılmaz Büyükerşen, rektörlüğü döneminde üniversite bünyesinde bir çok vakıf ve şirket kurdu. Bu vakıf ve şirketlerin birçoklarında başkanlık, üyelik, yöneticilik ve ortaklık yaptı. Bu vakıf ve şirketlerle ilişkisi direkt ya da kızları ve damatları şeklinde devam etmektedir ve Büyükerşen'in cebine milyon dolarlar akmaktadır. İşte bu vakıf ve şirketler:  "Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Vakfı, Endüstriyel Kalkınma Vakfı, Eskişehir Öğretim Vakfı, İçem İşitme Özürlü Çocuklar Eğitim ve Araştırma Vakfı, Güçlendirme Vakfı, Eğitim Teknolojisi ve Yaygın Eğitim Vakfı,Etam Eğitim ve Tanıtım Müşavirlik Hizmetleri AŞ, Genpa Gıda ve Baskı Malzemeleri Genel Pazarlama ve Dağıtım Sanayi ve Tic. AŞ, Tuna Turistik Tesisleri, Arom Araştırma Organizasyon Pazarlama Müşavirlik Hizmetleri, Pak Temizlik İşleri Sanayi ve Tic. AŞ,Stüdyo Sistem Dizayn Ltd... Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

              5). Büyükerşen "Danışmanlık ihalesini" usulsüz yaptı ve 1 milyon 260 bin YTL (Eski paramızla 1 trilyondan fazla) kamuyu zarara uğrattı: 5393, 5018 ve 4734 sayılı yasalar uyarınca Belediye Başkanlarının ihale yapma yetkileri ellerinden alınıp, bu yetki memur olan birim amirlerine verildi. Bu değişikliğin amacı, siyasi bir kişi olan belediye başkanının ihale  yaparken memurları baskı altına almamasıydı. Böylelikle kamu yararına ihale yapılması sağlanacaktı. Ancak... Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin danışmanlık ihalesi'ni, Fen İşleri Daire Başkanı vermesi gerekirken, ihaleyi bizzat Yılmaz Büyükerşen yaptı.  Üstelik ihaleden sonra, ihale verilen firma lehine şartname değitirildi.  Bu İhale  "çok yüksek fiyat verene" Yüksel Proje isimli firmaya verildi. Oysa bu ihaleye teklif veren firmalardan biri 1 trilyon 260 milyar TL  daha az teklif vermişti. Büyükerşen, neden Yüksel Proje isimli firmayı kayırdı? Üstelik bu firmanın belgeleri yasalara uygun değildi. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

             6). Büyükerşen'in beton yolsuzlukları: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan çok sayıda büyük inşaatlarda kullanılan hazır beton, piyasa fiyatının tam üç katı ödenerek satın alındı. Belediyenin kasasından çıkan  her kuruşun üçte biri  beton olarak ödenirken, üçte biri firma sahibinin cebine haksız kazanç olarak girdi, kalan üçte birlik kısım da Büyükerşen'in cebine rüşvet olarak girdi.  Yani Büyükerşen, beton firmalarıyla anlaşarak Belediyeyi soydu, firma sahipleriyle bölüştü. Bu nasıl oldu: Büyükşehir Belediyesi'nin metreküpüne 204 YTL ödeyerek aldığı hazır beton, Eskişehir'in tanınmış büyük beton şirketlerinde 60 YTL'dir ve belgelidir. Oysa Büyükerşen ve anlaştığı karanlık şirketler, faturaları şişirerek 204 YTL göstermiştir, kamu yararına çalışması gereken bu adam kamuyu trilyonlarca zarara uğratmıştır. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                  7).  Yılmaz Büyükerşen, Büyükşehir Belediyesi'nin reklam işlerini yapan  Gerbay Elektronik Reklam Ltd Şti'nin  ortağıdır ve bu ortaklık  hissesi yüzde 60'tır.Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                8). Büyükşehir Belediyesi'nin Eskişehir'deki tüm havuz, heykel, kent mobilyaları, aydınlatma projeleri, inşaat işleri, park ve bahçe düzenlemeleri,  dekorasyon ve restorasyon işlerini ART MEKAN Ltd. Şti. yapmaktadır.  Yılmaz Büyükerşen bu şirkete (dolaylı) ortaktır. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                    9).  Büyükşehir Belediyesi'nin altyapı işlerini ESKAY Yapı isminde bir şirket üstlenmiştir. Büyükerşen bu şirkete (dolaylı) ortaktır. Bu şirketin ortakları Nesrullah Mermer (Büyükerşen adına ortaktır) ve  Yasemin Tuna... (Yasemin Tuna Büyükerşen'in damadının kızkardeşi).

                    10). Yılmaz Büyükerşen, Belediye'nin parasını akla hayale gelmeyecek şekilde çarçur ederken, kendini ve ortaklarını da on köşe döndürmüştür. İşte bunlardan biri de "korsan gemisi"dir. Bir buçuk trilyona mal olan "korsan gemisi"nin tepesine Türk bayrağı asılmıştır. Bir korsan gemisinde Türk bayrağının ne işi vardır? Bu gemiyi inşaa eden MİMA İnşaat'ın ortakları Mesut Mermer (Nesrullah Mermer'in kardeşi) ve Şenay Mermer,  (dolaylı) ortaklarından biri de Büyükerşen'dir. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                     11). Yılmaz Büyükerşen, ortak olduğu bir çok şirketlerde Nesrullah Mermerisminde bir şahısı kullanmaktadır. Bu şahısın Belediye içinde işçi olduğu tahmin edilmektedir. Bu şahsısın şirket sahibi kardeşi Mesut Mermer ile de ortaklık ilişkileri vardır ve ancak defterler karıştırılırsa ortaya çıkar. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                    12). Yeminli Mali Müşavirlik: Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olan şirketleri işte bu şirket denetliyor.  Büyükerşen,  1998-2004 yılları arasında bu şirketin ortağıydı. Hissesini 2004 senesinde Anadolu Üniversitesi'nde öğretim üyesi  Prof. Dr. Aykut Hekman'a devretti. Ancak başka bir isimle  (dolaylı olarak)  yine bu şirkete ortak olduğu biliniyor. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                     13). ART MEKAN: Ortakları Nesrullah Mermer, Hatice Tül Kübra Uzel. Yılmaz Büyükerşen'in kızı Burcu Tuna, 2000 yılına kadar bu şirketin yüzde 35 ortağıydı. 2000 senesinde hissesini devretti. Ancak Büyükerşen'in ortaklığı Nesrullah Mermer adıyla (dolaylı olarak) devam ediyor. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                     14). GÜÇLÜ İNŞAAT: Büyükşehir Belediyesi'ne 7 milyon Euro'luk  alt yapı ve kanalizasyon işi yaptı. Ortakları arasında Mustafa İşçibaşı var ve bu şahıs Büyükerşen'in damadı. Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                   15). GERBAY ELEKTRONİK: Ortakları: Yılmaz Büyükerşen yüzde 60, Nesrullah Mermer yüzde 6... Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                  16).  MUSTAFA İŞÇİBAŞI: Büyükerşen'in kızı Yaprak'ın kocasıdır. Büyük inşaat şirketlerine, Yılmaz Büyükerşen'in sermaye akıtmasıyla ortak olmuştur. Ortak olduğu şirketler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nden büyük çapta işler almaktadır. Güçlü İnşaat şirketindeki hissesi yüzde 19'dur fakat ceplerine akıtılan miktar ortaklığının çok üstündedir.  Sayıştay Müfettişlerince araştırılması...

                   17). YAVUZ TUNA: Büyükerşen'in kızı Burcu'nun kocasıdır. Gerbay Reklam'ın kurucusu ve ortağıdır. Ortaklık hissesini Büyükerşen'e  devretmiştir. Bu devir işleminden sonra  ticari faaliyetlerine son vermiş ve Ergenekoncular arasıda aktif görev üstlenmiştir


Büyükerşen’in emriyle Eskişehir’deki tüm trafik lambalarının boyalı ve temiz demir direkleri sökülerek, yerine galvaniz direkler yerleştirildi.
Bu direkleri üreten firma kimin dersiniz?
Sevgili rüşvetçimiz Büyükerşen’in…

Kalabak suyu dağıtan kamyonların üzerindeki dekorasyonu (zorunlu) düzenleyen tek firma kimin dersiniz?
Sevgili rüşvetçimiz Büyükerşen’in…

Sarar Tekstil’in sahibi Cemalettin Sarar’dan yediği rüşvetlere bu sayfada yer vermedim. 




BÜYÜKERŞEN NAMUSLU VE ŞEREFLİ BİR ADAM OLSAYDI, İŞTE BU SORULARIMA CEVAP VERİRDİ:

            YILMAZ BÜYÜKERŞEN BU SORULARA CEVAP VERMELİ

1). Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bilboardları kim tarafından işletiliyor?
2). Bilboardların işletimi ihale ile mi, yoksa ihalesiz mi veriliyor?
3). Bilboardlara asılan reklamların bedeli birebir tahsil ediliyor mu?
4). Büyükşehir Gelirler Müdürlüğü bu işi takip ediyor mu?
5). Pusula Medya kimdir?
6). Pusula Medya’nın sahibi Özgür Fethi Demirtaş mı?
7). PKK’lı Selahattin Demirtaş ile Pusula Medya sahibinin akrabalığı var mı?
8). Foto Özgür ile Pusula Medya aynı firma mı?
9). İhalesiz verdiğin bu işte senin payın ne kadar?
10). Bilboardlardan elde edilen gelir nereye gidiyor?

FAKAT CEVAP VEREMEDİ…

PİS MORUK BÜYÜKERŞEN, DÜBÜR KANSERİYLE VE RÜŞVET İŞLERİYLE HAYATINI SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR…




BÜYÜKERŞEN, KENDİSİYLE İLGİLİ YAZILARIMI RÜŞVETLER ÖDEYEREK İNTERNETTEN SİLDİRİYOR...


Olayları bilmeyen şahıslar, Büyükerşen'i korumak adına bu sayfada görüş bildirip şahsımı suçluyorlar.

Açıklamak istemediğim bilgileri paylaşmak zorunda kaldım:

1). Özellikle Ilgazlar AŞ ortaklarının yasadışı işlerini ve kullandıkları makamları ortaya çıkarmak adına, 2004 senesinde başlattığım çalışmalarıma, Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı ile Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel'in destekleri sayesinde sonuçlandırdım ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı başta olmak üzere, ülkemizin ilgili tüm makamlarını, Eskişehir'de yaşanan yasadışı işler konusunda bilgilendirdim.

2). Yasadışı işlerin belgelerini, 2005 senesinin Nisan ayında, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e makamında teslim ettim.

3). IlgazlarAŞ ortaklarının AK Parti kurucuları olmaları sebebiyle şahit olduğum cinayetler, tarihi eser kaçakçılığı, sahte ruhsatlı kaçak villalar, devlet makamlarından hırsızlık, banka hortumlama, sahtecilik, uyuşturucu ticareti, karapara aklama, Eskişehir Subay Orduevi'ndeki yasadışı işler bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kapatıldı.

4). Dilekçelerim, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer tarafından yırtıldı. Belgeler elimden alınmadı.

5). Yılmaz Büyükerşen, Ilgazlar AŞ ortaklarıyla çok sayıda yasadışı işlere bulaştı.
Büyükerşen'in suçlarını anlattığım 24 adet internet sitem rüşvetlerle kapatıldı.

6). Yılmaz Büyükerşen, kamuoyuna sunduğum yasadışı işler hakkında şahsıma karşı dava açmadı.

7). Sahte ruhsatlar karşılığında rüşvet almakla ve hırsızlık yapmakla suçladığım Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir Başsavcısının şahsıma açtığı davada güçbirliği yapmak istedi fakat bunu da beceremedi. Şahsımla hiç alakası olmayan ve bilirkişilerin de ispatlayamadığı "eşşek kafalı büyükerşen" cümlesiyle ilgili, Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. "Bir insan bu kadar onursuz olamaz" sözlerimden dolayı yine Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Fakat bu iki davaya da gelmediği gibi, avukatını da göndermedi. 20 duruşmadan sadece iki duruşmaya katılan avukatı Cemal Okan Yüksel, rüşvet iddialarımı cevaplamadığı gibi, parasını yediği Yılmaz Büyükerşen'i savunmadı. (Mahkeme tutanaklarını inceleyin).

8). Büyükerşen, eğer bu anlattığım hususlarda yalan söylediğimi iddia edebiliyorsa, dünyanın en şerefsiz insanıdır. İsteyen Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi tutanaklarını inceleyebilir. Şahsıma destek veren iki değerli şahsiyeti (Kadir Çalışıcı ve Savaş Yücel) arayıp, doğru olup olmadığı konusunda bilgi edinebilir.

9). Daha ayrıntılı bilgi isteyen "esrehber.tv" ya da "esrehber" isimli sitelerimi ziyaret edip, yasadışı işlerle ilgili geniş bilgilere sahip olabilir.

10). Benim Yılmaz Büyükerşen ile bir alıp veremediğim yoktur. Ilgazlar AŞ ortaklarının çok büyük çaplı suçlarına katıldığı için suçlamaya devam ediyorum. Ilgazlar AŞ ortaklarına rüşvetler karşılığında rapor düzenlediği  70 sahte ruhsatlı villayı yıktırmak için girişimde bulunsun, tüm suçlamalarımı geri alacağım.

Kamuoyuna saygıyla duyururum.

Kenan AKKUŞ


  HIRSIZ BÜYÜKERŞEN'İN GÜN GÖRMEMİŞ FOTOLARI






Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen’e telefonlar yağıyormuş:

“Yahu hocam, Kenan Akkuş isminde biri senin hakkında atıp tutuyor, rüşvetçi diyor, hırsız diyor… Diyor da diyor….”

Büyükerşen de diyormuş ki:

“Yahu bırakın şu zırdeliyi, adam akıl hastası… Deli raporu var…”

Sekiz senedir deşifre ediyorum…

Her yazımda bir pisliğini daha ilave ediyorum…

Kendisi hakkında kamuoyuna sunduğum çok sayıda yasadışı işlerin “yalan olduğunu” söyleyebildi mi?…

“Aşağılık rüşvetçi” , “Aşağılı hırsız” sözlerim için bana dava açtı mı?…

“Eşşek kafalı Büyükerşen” davasına ne oldu?

Kendi açtığı davalardan kaçtı…

Geri zekalı Avukatı Cemal Okan Yüksel’i bile mahkemelere göndermedi…

Gerzek avukatın “Mazeret bildirerek” en az 20 davaya katılmadı…

Eğer yalan söylüyorsam Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemelerindeki arşivlerini inceleyin…

Ya da selam sarkıtın bana, mahkeme tutanaklarını bir bir burada yayınlayayım.

Hatta Hakim Erol Özdemir’e sorun…

Ne olmuş bu “EŞŞŞEK KAFALI BÜYÜKERŞEN” davasına? Bilen var mı?

Eskişehir’in namussuz şerefsiz savcılarıyla birlik olup bana karşı açtığı diğer davalardan haberiniz var mı?

“BİR İNSAN BU KADAR ONURSUZ OLAMAZ” sözlerimden dolayı açtığı davayı bilen var mı?

Yok…

Ne oldu bu davalara?

Kayboldu…

İftiralarla beni bir ay cezaevinde yatırdı….

Dava kayboldu…

Ben küfür etmeyeyim de ne yapayım?

İftiralarla 34 gece nezarethanede yatırdı…

Teşekkür mü edeyim?

Sahte belgelerle beni akıl hastanesine kapattırdı…

Elini öpüp teşekkür mü edeyim?

Oysa Adli Tıp’tan ve Osmangazi’den “akıllı” raporum vardı…

Sahi, ne yapmamı önerirdiniz?

Anasına avradına küfür etmiyorsam, Eskişehir’e yaptığı hizmetlerdendir…

Sahiplendiğiniz, baş tacı ettiğiniz ve mahkemelerden sürekli kaçan bu adam heladaki bir boktur…

Hadi CHP’liler, bu anlattığım konuları araştırın…

Eğer iddialarımda bir adet yalan bulursanız, yüzüme tükürün…

Hodri meydan…

Her zaman iddia ettiğim gibi Yılmaz Büyükerşen, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük rüşvetçisi ve hırsızıdır. İddialarım araştırılsın yeter… Bana teşekkür bile edeceksiniz.

Eğer CHP’liler namussuz ve şerefsiz bir rüşvetçiyi kendi aralarına katarak, üstelik “Demokratik Türkiye” diyerek iktidar hevesiyle bir şeyler yapmaya çalışıyorsa…

Bence o yoldan vazgeçsinler.

Rüşvetçiyle, hırsızla, Atatürkçü geçinerek her türlü namussuzluğu yapan bir şerefsizle bu yolda yürünmez.

İktidar mı olmak istiyorsunuz?

Önce aranızdaki namussuz pisliklerden kurtulun…

Bir gün işte böyle suratınıza çarpıverirler…

Kenan Akkuş (esrehber)




BU DAVA DOSYASINI DA KAYBETTİLER…
UYAP YARGI SİSTEMİNDEN SİLDİLER…
BÜYÜKERŞEN’İN YEDİRDİĞİ MİLYON DOLAR RÜŞVET KARŞILIĞINDA…



Sahi, UYAP yargı sisteminden dosya silinebilir mi?

Avukatlar bunun mümkün olmadığını söylüyor…
Fakat elimdeki UYAP’tan silinmiş onlarca dava dosyasını gördüklerinde ağızları açık kalıyor…
Rüşvetçi hırsız namussuzlar rüşveti alınca, her sistem açılabiliyor…
İstediklerini silip, istediklerini ilave edebiliyor…
Kimler…
Orospu çocukları…
Eskişehir Adliyesi’nde bol miktarda mevcut…

Kenan Akkuş (esrehber)






BÜYÜKERŞENİN BÜYÜK AŞKI MUHTEŞEM GAYE

CHP’DEN  BİRİNCİ SIRADAN MİLLETVEKİLİ ADAYI…
TABİ BÜYÜK AŞKI BÜYÜKERŞEN SAYESİNDE…


BİLMEYENLERE ANLATALIM:

Profesör Dr. Gaye Usluer, tam dokuz senedir Büyükerşen’in kanserli götünü tedavi ediyor.

Tıp dilinde bunun adı: Kolon kanseri, barsak kanseri…

Yediği rüşvetlerin götünden kan olarak aktığının bilinmemesi için bu hastalığı gizleniyor…

Büyükerşen eğer sıradan bir götü kanserli hasta olsaydı, şimdi mefta olmuştu.

Gizli kapaklı tedaviler ilk zamanlar Osmangazi Üniversitesi  Mikrobiyoloji Bölümü’nde, yani Gaye’nin Bölüm Başkanı oluğu klinikte yapıldı…

Hastalığı zaman zaman kabarınca, hastane personelini şüphelendirmemek için Gaye’nin evinde sürdü…

Büyükerşen sık sık Gaye’nin evine gidince, hatta bazen 3-5 gün kalınca dedikodular başladı:

“Gaye hanım, Büyükerşen’in gizli aşkı mı?”

Gaye’nin isteği üzerine tedaviler Büyükerşen’in evinde devam etti…

Büyükerşen’in evi hastaneden farksız hale geldi…
Ameliyat masası bile var.

Gaye usluer Büyükerşen’i iki defa ameliyat etti…
Tabi yanında iki adet Osmangazi Üniversitesi cerrahıyla birlikte…
30 santim barsağını aldılar.

Osmangazi Üniversitesi’nin sağlık personeli Büyükerşen’in evinde…
Narkozcusu, hemşiresi, hastabakıcısı…

Tabi bu işler bedava olmazdı.
Muhteşem Gaye, pazarlığı seven bir aşık….
Büyükerşen’e teklifi:

 “YEĞENİMİ İHYA ET… 20 SENE DAHA YAŞA…”

Gaye hanım, dübürü kanserli Büyükerşen’i tedavi ederek dokuz senedir yaşatıyor.

Bu tedavinin karşılığı ne dersiniz?

Anlattığımda inanamayacaksınız…

Gaye’nin Büyükerşen’den iki isteği:

“Foto Özgür’ün sahibi yeğenim Özgür Fetih Demirdaş’ı medya patronu yapacaksın… CHP’den Milletvekili olmam için destek vereceksin…”


Büyükerşen, dokuz yıl önce verdiği sözü tuttu ve Gaye’nin yeğeni züğürt Özgür’ü medya patronu yaptı…


Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm imkanlarını züğürt Özgür’e sundu…

Foto Özgür’e verilen belediyenin yüzlerce fotoğraf ve baskı işleri…
Özgür ve Büyükerşen’in ortaklaşa şişirdiği trilyonluk faturalar…
Belediyeyi soymak için akla hayale gelmeyecek iş yaratmalar…
Bedeli alınmayan ve geliri PKK’ya transfer edilen bilboard kira paraları…
İhalesiz nikah dairesi, iş yerleri, binalar  kiralama, satın alma işleri…

Özgür’le Büyükerşen’in ortak çevirdikleri tüm işleri sahtekarlık üzerineydi ve sürekli Belediye’yi resmen soyuyorlardı…

Yüzlerce yolsuzluktan sonra Foto Özgür, oldu medya patronu Özgür…
Trilyoner oldu…

Züğürt bildiğimiz Özgür, dijital baskı makinaları getirterek Eskişehir’de bir numara oldu…

İhalesiz bilboard yolsuzluklarıyla ev araba, kat yat…

ES TV’yi satın alarak medya patronluğuna ilk adımı attı…

Sonra Anadolu Gazetesi…

Buralardan gelen gelirin yarısı PKK’ya aktarılıyordu…

Fakat Eskişehir halkı bunu bilmiyor, Anadolu Gazetesi okuyor, ES TV’yi uydudan seyrediyordu…

Özgür’ün gelmişi geçmişi PKK’ydı…

Eski BDP’li, yeni HDP’li fakat aslı PKK’lı olan Selahattin Demirtaş’la akrabaydı…

Aynı şehirli, aynı köylüydü…

Soyadlarındaki “t” ve “d” farklılığı, nüfus memurlarının bir hatasıydı…

Büyükerşen bu durumu biliyor fakat daha fazla yaşamak uğruna bir PKK’lıyı ihya ediyordu…

Büyükerşen’in amacı daha fazla yaşamak, daha fazla çalıp çırpmak, daha fazla rüşvet yemekti…

İki kızını ve ittirici iki damadını daha fazla zengin etmekti…

Sıra sıra fabrikları… Başkanlığını yaptığı Belediyeye iş yapan 30 şirkete ortaklığı…
Akla hayale gelmeyecek hayali şirketler,  paravan olarak kullandığı vakıflar…
Hipodromlarda koşan ve milyarlar getiren yarış atları…
Neler neler…

Bunların hepsi daha fazla yaşamak uğrunaydı…

…ve onu hayata bağlayan büyük aşkı Gaye…

Gaye’nin CHP birinci sıradan Eskişehir Milletvekili olmasına engel yok…

Büyükerşen’in Kılıçdaroğlu’na emri üzerine Eskişehir’de önseçim yok…

Gaye’nin vekilliği kesinleşti… Maaş bile şimdiden bağlanabilir.

Yeğeni PKK’lı Özgür de ihya edildi…
Şimdi Eskişehir’in bir numaralı medya patronu…
Soygunla elde ettiği ES TV’yi de uyduya çıkardı…
ROJ TV’yi satın alarak Eskişehir’den yayın yapmayı planlıyor…
Tayyip’in APO’yu affetmesini sabırla bekliyor…

Gaye’nin doktor kocası geçen sene öldü…
Hayatta vekillik dışında beklentisi kalmadı…
Tunceli alevisi olduğu için Eskişehir Alevilerini çantada keklik görüyor…

Yolun açık olsun Gaye’ciğim…
Vekilliğe şimdiden alış…
Sağlık Bakanı ol ve içinden çıktığın pislik yuvası Osmangazi Üniversitesi’nde döndürülen fırıldaklarla ilgilen…

Omangazi Üniversitesi personeli arasındaki fuhuş seni ilgilendirmiyor, bunu geç…

Osmangazi Üniversitesi’nde yuvalanan organ mafyasıyla ilgilen…

Kobay olarak kullanılıp, doktorlarca kasıtlı öldürülen hastalar konusuna el koy…

Ölmüş hastalardan habersiz çalınan organlar olayını aç…

Otopsi adı altında cesetlerden organ çalan ve bu organları fahiş fiyatla zengin hastalara satan orospu çocuğu profesör doktorları adalete teslim et…

Ölmüş hastalar için hasta sahiplerinden beyaz kan isteyen, bu kanları zenginlere satan Onkoloji’nin sahtekar doktorlarının defterlerini dür…

Fahiş fiyata kulaklık satmak için hastaları sağır eden  Cemal Cingi ismindedi piç profesörü  çıktığı deliğe sok...

Ölmüş genç kızlara taciz ve tecavüz eden morg bekçilerinin isimlerini deşifre et...

Tüm bu tezgahlara ön-ayak olan Hastane Başmüdürü  rüşvetçi Mesut Sarıbardak’ı  anasının amına gönder…


Bunları yapabilir misin Gaye’ciğim?

Bence yapamazsın…

Yıllarca selamlaştığın, işbirliği yaptığın meslekdaşlarını satamazsın…

Öyleyse ne işin var senin Vekillikte, TBMM’de Gaye’ciğim?
Bırak namuslu şerefli insanlara sıranı da, devlet adına, millet adına iş yapsın…

Fırsatı ganimet bilen benim sahtekar Gaye’ciğim…
CHP’ye bir lafım yok…

Fakat senin de, büyük aşkın Büyükerşen’in de Allah belasını versin…
Sahtekar namussuzlar…

Kenan Akkuş (esrehber)





ESKİŞEHİR'DE TRAMVAYLARIN YOL AÇTIĞI KAZALAR ÇOĞALDI...

RÜŞVETÇİ BAŞKAN YILMAZ BÜYÜKERŞEN, KAZALARA YÖNELİK HİÇ BİR ÖNLEM ALMADIĞI GİBİ...
VATMANLARIN HATALARINI GÖRMEZDEN GELEREK SUÇU BAŞKALARINA YÜKLEYEREK BOL BOL TAZMİNAT ALMAKTADIR...
ALDIĞI BU TAZMİNATLARLA VİSKİ VE HAVYAR ALARAK KEYİF YAPTIĞI BİLİNİYOR...
ANCAK ŞUNU BİLMİYOR:
KEYİF EŞŞEKTE OLUR...
BÜYÜKERŞEN'İN EŞEK OLUP OLMADIĞI ESKİŞEHİR'DE TARTIŞILIYOR...
Haber: Esweb...


Vatandaş Kenan’ın  yorumu

Eskişehir trafiğinde eşitlik ilkesi rüşvetçi Büyükerşen tarafından kaldırılmış ve tramvay geçişlerine öncelik vermiştir.
Bu duruma güvenen vatmanlar, bütün yolların kendilerine ait olduğunu hesaba katarak gaz pedalına yüklenirler.
Başka araçların hata yapabilecekleri, ya da yayaların hata yapabilecekleri akıllarına gelmediğinden... Bol bol kaza yaparlar.
Suç her zaman yayalara ve eşitlikten nasibini almayan araçlara kesilir.
Kulağı duymayan yaşlılar ölür, aklı başında olmayan çocuklar ezilerek can verir... Bunlar Büyükerşen'in umurunda bile değildir...
Onun işi gücü rüşvet yemektir...

Bu sebeple Eskişehir halkı Büyükerşen'den bahsederken "Rüşvetçi orospu çocuğu" diyerek kulağını çınlatırlar..





DÜRÜST BİLDİĞİNİZ BÜYÜKERŞEN BAKINIZ KİM?

Kırmızı çizgilerle işaretlediğim araziye bakınız:
“Fahri’nin Arazisi… Çivi dahi çakmak yasak…”

Arazinin büyük kısmı AKP kurucusu Ilgaz mafyasının…
(70 kaçak lüks villa ve ortasında 2600 yıllık Frigya höyüğü)

Görünen küçük kısımda Cemalettin Sarar’ın fabrikası…

Fotoğrafın tamamı 1. Dereceden Arkeolojik sit alanıdır.
Toprak altında 2600 yıllık Frigya Antik Kenti vardır.
Kalıntılara bire bir şahit oldum…
Zaten çok sayıda belge mevcut elimde.

Fotoğrafta görüldüğü üzere Fahri’nin arazisi çok küçük bir parça ve Frigya Höyüğünden 250 metre kadar oldukça uzakta…

Höyüğün etrafı Ilgaz mafyasının yaptığı lüks havuzlu villalarla çevrili…

Cemalettin Sarar’ın fabrikasıyla Frig Höyüğü arasında 40 metre var.

Şu hale bakınız ki Ilgaz mafyasıyla Cemalettin Sarar, çivi çakmak şöyle dursun, her boku yemiş… Orospu çocukları…

Höyükten 250 metre uzaktaki arazinin sahibi Fahri’ye her şey yasak…

Çünkü AKP’li değil… Fetullahçı değil…
Tayyip’in arkadaşı değil… Büyükerşenci ya da CHP’li hiç değil.

Peki, bu Fahri kim?

…..

Fahri bir gün Büyükerşen’in kapısını çalar ve der ki:

“Sayın Başkan’ım, sebze meyve ektiğim, sahip olduğum arazime iki odalı küçük bir ev yapmak istiyorum… İzninizi istirham ederim…”

Büyükerşen de dalga geçer:

“Olmaz haci… Sana ev yapmak yasak… Arazin 1. derece arkeolojik sit alanında… “

Fahri boynunu büker, gördüğü haksızlıkları sineye çeker…
Bir konteyner satın alır, çivi dahi çakamadığı arazinine götürür, eşiyle ve çocuklarıyla bu konteynerde yaşamaya başlar…

Yıllar geçer…
Büyükerşen’le konuştuğu günlerde 25 adet olan Ilgaz villaları…
Seneler sonra 70’i bulur…

Fesatlık etmez, şikayet etmez… “Kaderim” der geçer…

Sonra bir deli çıkar karşısına ve der ki bu Allah dostuna:

“Sen doğru ol, eğri belasını bulur…”

... ve şu anda Büyükerşen kan sıçıyor...

Yediği rüşvetler götünden kan olup akıyor...


Çünkü Büyükerşen barsak kanseri...


Kenan Akkuş (esrehber)



ESKİŞEHİR’İN 2600 YILLIK TARİHİ NASIL TALAN EDİLDİ?

Bu arazinin sahibi, korunması gereken sit alanı olması ve ortasında 2600 yıllık bir Firig Höyüğü olması sebebiyle ne ekebiliyor, ne de başka bir amaçla kullanabiliyordu. 

Ermeni Şenol Ilgaz, Anadolu Üniversitesi'nin Rektörü Yılmaz Büyükerşen'in önerisiyle, yağmalamak düşüncesiyle çok ucuz bir fiyata hem de taksitle sahibinden aldı. 

Her kimsenin gözünü boyama planları üretmeye, araziye mıcır yığmaya, makinalar getirip mıcırları elemeye başladı.

Bu arada höyüğü de yağmalamaya başladı tabi.

İş makinası kepçeyle kazmaya başlayınca ihbar edildi. Jandarmalar Ermeni Şenol'u suçüstü yakaladı.

Ermeni Şenol kafaya koymuş bir kere, hazineyi ele geçirecek... Kesenin ağzını açtı, rüşvet işleri işte bu şekilde başladı. Jandarmaya, Kültür Varlıklarını koruma kuruluna rüşvet yağdırdı.

İş makinası kepçeyle yağmaladığı höyükte yüzlerce antika paramparça olmuştu. Parçalananlar toprağın altına gömüldü, Ermeni Şenol hakkında usulen tutanak tutuldu: "Arazisinde yol açarken yanlışlıkla höyüğe az derecede zarar verilmiştir. Zayiat yoktur."

Ağır Ceza'da dava açıldı... Savcıya ve hakime de rüşvet yedirildi ve olaylar kapatıldı.

Belediye Başkanı Selami Vardar'la kankardeş gibiydi. Eskişehir Terminal işini fahiş bir fiyatla almış, bu iş Ermeni Şenol'un hayatını tamamen değiştirmişti. Çünkü o günün parasıyla iki terminali ve yolları toplam 7 milyon dolara mal eden Ermeni Şenol, bu işten 40 milyon dolar para kazandı.

1994 yılında Eskişehir Büyükşehir olunca Belediyeden şehir imar planında bu sit alanı için yüzde 10 inşaat yapabilir raporu aldı. Bu rapor aslında yasa dışıydı, çünkü 1. dereceden korunması gereken sit alanına hiç bir şekilde inşaat ruhsatı verilemiyordu.

Ermeni Şenol Ilgaz raporu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na götürdü. Onlara da rüşvet yağdırdı, bir rapor hazırlatıp Odunpazarı Belediyesi'ne götürdü.

1994 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesinin ilk başkanı Ayhan Boyer, dosyanın içinde kalın bir sarı zarfı görünce "Yüzde 10 inşaat yapabilir" raporunu onaylayarak inşaata izin verdi fakat inşaat ruhsatı yerine "tadilat ruhsatı" verdi. İnşaatlar bu şekilde başladı.

Aydın Arat'a , Orhan Soydaş'a yedirilen rüşvetlerden ve karşılığında alınan “tadilat ruhsatları” ndan sonra sıra 1999 yılında Yılmaz Büyükerşen Başkan oluverdi.

Büyükerşen'le Ermeni Şenol'un zaten Üniversiteden çok sıkı dostlukları vardı ve üniversiteyi birlikte soymuşlar, karşılığında Büyükerşen'in büyük kızını Tıp Fakültesi karşısındaki, sahibi Ermeni Şenol Ilgaz olan Shell Petrol istasyonuna ortak etmişlerdi.

Büyükerşen'in başkanlığı süresinde yüzde on olan inşaat izni yasadışı bir hal almıştı. Ermeni dölü sürekli Büyükerşen'e rüşvet ödüyor, villalar çoğalıyordu.

Hatta villa önlerine havuzlar yapılmaya başlandı. Yüzde 10 yapılması gereken beton yığınları, şimdi arazinin yüzde yetmişini kaplamış durumdadır.

Ruhsatlar tamamen yasadışıydı.

Baştan söylediğim gibi zaten buraya inşaat izni vermek, ruhsat vermek, rapor düzenlemek suçtu.

Okuduğunuz yasadışı işlerde Selami Vardar sonrasındaki tüm Eskişehir Belediye Başkanları yasadışı işlere karıştıkları gibi (Aydın Arat, Orhan Soydaş, Yılmaz Büyükerşen), Odunpazarı Belediye Başkanları (Ayhan Boyer, Haşim Ateş ve Burhan Sakallı) ve Kültür Tabiat Koruma Kurulu Üyeleri 2863 sayılı yasayı yok sayarak suç işlemişlerdir.

Şu işe bakınız ki AKP'li ve CHP'li iki Başkan, yasadışı işlerde suç birliği yaparak Ermeni Tohumu AKP'li Ermeni mafyaya Eskişehir'in tarihini talan ettirmeye devam ediyorlardı.

Eskişehirliler bu bilgiyi unutmasınlar: Fotoğrafta gördüğünüz villaların altında 2600 yıllık bir şehir yatıyor. Yukarıda isimleri yazılı vatan hainleri tarafından betonların altına gömdürülen antik bir şehir... Eskişehir'i tüm dünyaya tanıtacak bir antik şehir... Frig Antik Şehri...

Dahası, 2600 yıllık bu antik şehir ve Frig Höyüğü tüm Eskişehirlilerden gizlenmekte, hiç bir tarih kitabında bilgi bulunmamaktadır.

Tam dokuz senedir yukarıda isimleri geçen, rüşvet yiyerek Esikişehir'in gerçek tarihini yok ettiren rüşvetçi hainlerden hesap soracak bir yetkili bulamadım. Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı ve ne onların Eskişehir’deki temsilcileri, Ermeni Şenol Ilgaz’a hesap sormak yerine, devleti soydurmaya, daha büyük rantlar sunmaya devam ediyorlar.


2600 yıllık tarihi betonlar altına gömdüren bu şerefsizler, “yüz yıllık tarih” dedikleri Odunpazarı evlerini tadilat yaparak, akılları sıra milletle dalga geçiyorlar. Odunpazarı evlerini yaşatma projesi adı altında hırsızlıklara, sahtekarlıklara, vurgunlara aynen devam ediyorlar...

İsimleri geçen şerefsiz rüşvetçi köpekleri lanetliyorum.

Bu olayları ilettiğim Başbakanı, Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Turizm Bakanı’nı kınıyorum. Allah belanızı versin diyorum.

Doğruları kamuoyuna sununca yargılanan, itilen, nezarethanelerde sabahlayan ben oluyorum...

Dahası, okuyucudan küfür işitiyorum.

Doğruları anlatmaktan pişmanlık duymuyorum.

Ben buyum… 16/04/2003



Kenan Akkuş





ESKİŞEHİR'İN RÜŞVETÇİLERİ

SEVGİLİ ESKİŞEHİR HALKI,

ESKİŞEHİR’İN GÖBEĞİNDE BULUNAN 2600 YILLIK TARİH, BİR BAŞKA ŞEHİRDE YOKTUR… 
HATTA EŞİ VE BENZERİ YOKTUR… 


ŞEHRİMİZİ DÜNYA ÇAPINDA MEŞHUR EDECEK 2600 YILLIK BU TARİHİ, VATAN HAİNİ ŞEREFSİZLERİN ELİNDEN KURTARALIM…

ÇÜNKÜ BU TARİH VE ANTİK ŞEHİR, HALKIMIZIN ORTAK MALIDIR…


( ESKİŞEHİR’İN RÜŞVETÇİLERİ RÜŞVETLERİ NASIL ZIKKIMLANDI? )

1994 yılında Eskişehir Büyükşehir olunca Belediyeden şehir imar planında, Ilgaz mafyasının çok ucuz fiyata kapattığı sit alanı için yüzde 10 inşaat yapabilir raporu verildi. Bu rapor aslında yasa dışıydı, çünkü 1. dereceden korunması gereken sit alanına hiç bir şekilde inşaat ruhsatı verilemiyordu.

Ermeni Şenol Ilgaz sahte raporu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na götürdü. Onlara da rüşvet yağdırdı, sahte bir rapor hazırlatıp Odunpazarı Belediyesi'ne götürdü.

1994 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesinin ilk başkanı Ayhan Boyer, dosyanın içinde kalın bir sarı zarfı görünce "Yüzde 10 inşaat yapabilir" raporunu onaylayarak inşaata izin verdi fakat inşaat ruhsatı yerine "tadilat ruhsatı" verdi. İnşaatlar bu şekilde başladı. Fakat olmayan boş bir arsaya nasıl “tadilat ruhsatı” vermişlerdi?

Haşim Ateş ve Burhan Sakallı da bavul dolusu paraları görünce dini imanı bıraktı. Ayhan Boyer’in başlattığı “tadilat ruhsatları”na yenilerini eklediler.

Aydın Arat'a , Orhan Soydaş'a yedirilen rüşvetlerden ve karşılığında onaylatılan “tadilat ruhsatları” ndan sonra sıra 1999 yılında Yılmaz Büyükerşen Başkan oluverdi.

Büyükerşen'le Ermeni Şenol'un zaten Üniversiteden çok sıkı dostlukları vardı ve üniversiteyi birlikte soymuşlar, karşılığında Büyükerşen'in büyük kızını Tıp Fakültesi karşısındaki, sahibi Ermeni Şenol Ilgaz olan Shell Petrol istasyonuna ortak etmişlerdi.

Büyükerşen'in başkanlığı süresinde yüzde on olan inşaat izni yasadışı bir hal almıştı. Ermeni dölü Şenol Ilgaz sürekli Büyükerşen'e rüşvet ödüyor, villalar çoğalıyordu.

Hatta villa önlerine havuzlar yapılmaya başlandı. Yüzde 10 yapılması gereken beton yığınları, şimdi arazinin yüzde yetmişini kaplamış durumdadır.

Ruhsatlar tamamen yasadışıydı.

Birinci dereceden korunması gereken Arkeolojik sit’e inşaat izni vermek, ruhsat vermek, rapor düzenlemek suçtu.

Okuduğunuz yasadışı işlerde Selami Vardar sonrasındaki tüm Eskişehir Belediye Başkanları yasadışı işlere karıştıkları gibi (Aydın Arat, Orhan Soydaş, Yılmaz Büyükerşen), Odunpazarı Belediye Başkanları (Ayhan Boyer, Haşim Ateş ve Burhan Sakallı), Eskişehir İl Kültür Müdürü, Müze Müdürü ve Kültür Tabiat Koruma Kurulu Üyeleri 2863 sayılı yasayı yok sayarak suç işlemişlerdir.

Şu işe bakınız ki AKP'li (Burhan Sakallı) ve CHP'li (Yılmaz Büyükerşen) iki Başkan, yasadışı işlerde suç birliği yaparak Ermeni Tohumu AKP'li Ermeni mafyaya Eskişehir'in tarihini talan ettirmeye devam ediyorlardı.

Eskişehirliler bu bilgiyi unutmasınlar: Sürekli fotoğraflarını kamuoyuna sunduğum villaların altında 2600 yıllık bir şehir yatıyor. Yukarıda isimleri yazılı vatan hainleri tarafından betonların altına gömdürülen antik bir şehir... Eskişehir'i tüm dünyaya tanıtacak bir antik şehir... Frig Antik Şehri...

Dahası, 2600 yıllık bu antik şehir ve Frig Höyüğü tüm Eskişehirlilerden gizlenmekte, hiç bir tarih kitabında bilgi bulunmamaktadır.

Tam 10 senedir yukarıda isimleri geçen, rüşvet yiyerek Esikişehir'in gerçek tarihini yok ettiren rüşvetçi hainlerden hesap soracak bir yetkili bulamadım.

Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı ve ne onların Eskişehir’deki temsilcileri, Ermeni Şenol Ilgaz’a hesap sormak yerine, devleti soydurmaya, daha büyük rantlar sunmaya devam ediyorlar.


2600 yıllık tarihi betonlar altına gömdüren bu şerefsizler, “yüz yıllık tarih” dedikleri Odunpazarı evlerini tadilat yaparak, akılları sıra milletle dalga geçiyorlar. Odunpazarı evlerini yaşatma projesi adı altında hırsızlıklara, sahtekarlıklara, vurgunlara aynen devam ediyorlar...

İsimleri geçen şerefsiz rüşvetçi köpekleri lanetliyorum.

Bu olayları ilettiğim Başbakanı, Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Turizm Bakanı’nı kınıyorum, Allah belanızı versin diyorum.

Kenan Akkuş (esrehber)





RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN DAĞLARI BAYIRLARI AŞIYOR
GECEKONDUSU BAŞINA YIKILAN FUKARA ŞAŞIYOR

Sahte ruhsatlı, havuzlu lüks kaçak villalarda ikamet eden generaller var. 
Albaylar var. 
Eskişehir'in en zengin fabrikatörleri var. 
Ünlü doktorlar var. 
Gözlükçüler var. 
Milletvekilleri var.
Cicisan'ın sahibi var.
Başak Kiremit'in sahibi var.
Var oğlu var...
Bu villaların kaçak yapıldığını, ruhsatlarının sahte olduğunu, hatta bu arazinin birinci dereceden korunması gereken antik sit olduğunu biliyorlar.
Bile bile bir  buçuk milyon doları bastırıp alıyorlar.
Önce şerefsiz Büyükerşen'e...
Sonra Hizbullahçı hırsız Tayyip'e güveniyorlar...
Yıkılmayacağına inanıyorlar...


Kenan Akkuş (esrehber)



ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İFLASIN EŞİĞİNDE

En çok borcu olan belediye, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’dir…
İhale yolsuzlukları…
Beton yolsuzlukları…
Reklam yolsuzlukları…
Ne idiğü belirsiz heykel yolsuzlukları…
Çalan çalana…
Yönetimdekiler Eskişehir’i mafya usulü yönetmeye başladı…
Büyükerşen artık ne yaptığını bilmiyor…
Fuhuşla gündeme gelmeye başlayan Konak Otel’in müdavimi oldu…
Götündeki kanser Belediye’yi de sardı…
Onlarca hayali şirket, belediyenin işlerini üstlenir oldu…
Aynı adreste görünen onlarca vakıf, belediyeyi resmen soyuyor…
Bilboard reklamları PKK’nın eline geçti…
Eskişehir savcıları ve hakimleri, belediyeyi rant kapısı görmeye başladı…
Rüşvet işleri gırla gidiyor…
Rüşvet yemeyen yok…
Namussuz şerefsiz çok…
Sayıştay müfettişlerinin ihalelere ve beton yolsuzluklarına el koyması gerekiyor…
Suç duyurusunda bulunuyorum…

Kenan Akkuş (esrehber)



KADIN KATİLİ BÜYÜKERŞEN

Fotoğrafta gördüğünüz kadının ölümüne köpekler değil, köpeklerle ilgilenmeyen Büyükerşen sebeptir.

Sürü halinde gezen başıboş köpekler bir kadına saldırarak feci şekilde ölümüne sebep oldu.

Eskişehir’in tüm sokaklarını sürü halinde gezen başıboş köpekler istila etti…

Eskişehir’in tüm halkı şu anda köpek korkusu yaşıyor.

Yediği rüşvetler götünden kan olup akan Başkan Büyükerşen, kendi sağlığıyla ilgilenmekten ve yediği rüşvet işlerinden, Eskişehir halkıyla ilgilenmeye fırsat bulamıyor.

En kısa zamanda görevinden alınarak yerine rüşvet yemeyen, hırsızlık yapmayan, Eskişehir halkının canıyla ve malıyla ilgilenecek bir Başkan atanması gerekmektedir.

Hırsız Büyükerşen’i kadın katili ilan ediyoruz…

Allah belanı versin diyoruz…

Eskişehir Halkı Adına Vatandaş Kenan



BURASI TERAPİ MERKEZİ DEĞİL

BÜYÜKERŞEN’İN BİR AKP’LİYE RÜŞVET KARŞILIĞINDA PEŞKEŞ ÇEKTİĞİ BEŞ YILDIZLI LÜKS OTEL…
BELEDİYENİN MALI…
ESKİŞEHİR HALKININ MALI…
TAYYİP’İN BİR NUMARA ADAMI FETTAH’TAN 7 MİLYON DOLAR RÜŞVET ALDIĞININ BELGESİ…


BÜYÜKERŞEN, AKP’Lİ SOYGUNCULARIN SUÇBİRLİKÇİSİDİR


Asrın rüşvetçisi Büyükerşen’in,

Eskişehir halkının malı olan ve binlerce çam ve badem ağaçlarıyla ünlü Bademlik mesire yerini, 7 milyon dolar rüşvet karşılığında Tayyip’in bir numara adamı Fetullahçı Fettah Tamince’ye 20 yıllığına peşkeş çektiğini…

Biliyor muydunuz?

AKP’li Fettah Tamince’nin beş yıldızlı lüks oteli için 2 bin ağacı kestiğini…

Biliyor muydunuz?

AKP’li Fettah Tamince’nin lüks Rixos otelinin açılışını da bizzat Büyükerşen’in yaptığını…

Biliyor muydunuz?

AKP’li Fettah, geceliği 500 lira olan beş yıldızlı lüks otelinde, CHP’li Büyükerşen’i bedava ağırladığını…

Biliyor muydunuz?

Hırsız Tayyip’in kestiği ağaçlar için tozu dumana katan CHP’liler…

Neredesiniz?

Haberiniz yok mu ey CHP’liler?

Hırsız Tayyip ve rüşvetçi çetesinin kestiği ağaçlar daha mı değerliydi?

Hırsız Büyükerşen, sadece AKPli hırsızlarla iş yapar.
AKP’lilere rant sağlar…
AKP’lilerden rüşvet alır…
AKP’lilerle antika kaçakçılığı yapar…
AKP’lilerin kaçak lüks villalarına sahte ruhsat düzenler…
AKP’lilerle devleti dolandırır…

CHP’li için bir ağaç kesmez, AKP’li için 2 bin ağaç keser…

Şimdi bu şerefsizin neresi CHP’li?

Hadi, çıkın Bademlik’e de kimler yalan söylemiş gözlerinizle görün…

Hani terapi merkezi yapılacaktı buraya?

Hani hastane yapılacaktı?

Büyükerşen’den cevap alın.

Sorun hesabını: “İki bin çam ve badem ağacını bir AKP soyguncusunun lüks oteli için nasıl kestin...”

Bre şerefsiz Büyükerşen... Ne kadar rüşvet yedin?

Allah belanı versin…


BÜYÜKERŞEN 2004 SEÇİMLERİNDE 16 BİN OY ÇALDI

        28 Mart 2004 belediye seçimlerinde, Doğru Yol Partisi adına “sandık görevlisi” olarak  Eskişehir Odunpazarı’nda görev yaptım. Ancak şunu başta belirteyim, hangi iktidar başta ise ya da hangi belediye başkanı şehire hakim ise, bu iktidarın ya da başkanın şaibeli işleri muhakkak vardır. “YOK” diyen sadece kendini kandırır. Eskişehir’de belediye seçimlerinde yine şaibeler yaşandı ve bunu Eskişehir halkının bir çokları  bilmedi. Bu şaibeleri ve Rüşvetçi Büyükerşen’in seçimlerdeki icraatlarını hatırlayalım ve sunalım:

         Gece iki sularında,  televizyondan verilen oran ve rakamlara göre sandıklardan gelen oyların birleştirilmesi işleminin yüzde 86’sı tamamlanmıştı. AKP adayı, 7 bin 200 oy farkla Büyükerşen’in önünde gidiyordu. Yani oyların  yüzde 86’lık bir kısmının sayılması sebebiyle  Büyükerşen’e “kaybetti” gözüyle bakıyorduk. İşte o anda elektrikler kesiliverdi, ardından da bilgisayar çöktü…

             Hiçbir gece kesilmeyen elektrik, seçim gecesi kesiliverdi. Elektrik kesintisinden “çöken” bir bilgisayar görmedim.  Kısacası işin içine “çiş” girdi ve kaybedeceğini anlayan Büyükerşen, önceden hazırlanmış B planını süratle uyguladı. Birleştirilme işleminin yapıldığı salona hiç kimse alınmadı ve içerideki görevliler Büyükerşen adına “hırsızlık yaparak” Büyükerşen’i öne geçirdiler. 7 bin 200 farkı kapattığı gibi, AKP’li Faruk Karaçay’a dokuz bin Oy fark atmıştı.  Bu durum, kalan yüzde 14’lük sayılmayan bölümün matematik hesabıyla 16 bin oyun tamamının DSP’li Büyükerşen’e çıkması mümkün olamazdı. Çünkü bu sayılmayan yüzde 14’lük oyları kapsayan sandıklar Odunpazarı  semtini kapsayan mahallere aitti ve Odunpazarı  sakinleri Büyükerşen’i kesinlikle sevmez ve OY’unu da vermez.  Kaybeden AKP adayı olduğu için sesimi çıkarmadım. Ve şimdi çıkarıyorum:

          2004 senesinin seçim gecesinde yaşanan olaylarda ve Büyükerşen’in kazanmasında rol oynayan  şahıs bir Hakim’dir… Adalet mekanizmasında Türk halkına “adalet” dağıtan bir hakim. İsmi: Mustafa Kemal Tüfenk… Salon içinde bu yamuk işlere “yardım” eden de yine bir salon görevlisi: Taceddin Aktaş… Bu hizmetinden sonra Taceddin Aktaş, Büyükerşen’in “özel kalem” i oldu. Adaletimin Sayın Hakimi’ne de “kıyak”  geçildi ve kızı  Sıla Tüfenk’e, seçim sonrası Belediye içinde bir kadro açıldı. Komplolarla ve hırsızlıkla geçen bir seçim.

         Fakat şimdi durum değişti… 2004 senesinde Hakimler ve Savcılar “özerk” idiler, şimdi Adalet Bakanlığı’nın himayesinde ve emirlerinde… Bu seçimlerde Büyükerşen aynı hilelere başvursun da göreyim… Dizginler Tayyib’in elinde olduğundan, şaibe ve hile işlerini Büyükerşen bekleyebilir… İtiraz etme hakkı da tanınmayacak… Tayyib’e kim itiraz edebilir ki? Görürsünüz…

         CHP 2004 belediye seçimlerinde “kasıtlı olarak” seçime katılmadı. “Zamanında başvuru yapamadıkları” gerekçesiyle… 

             Danışıklı döğüş sadece Tayyib’e özgü değil ki… 

             Atatürk ilkelerini kendine “ilke” seçmiş bir partinin ahlaksız işlere bulaşması kadar vahim ne olabilir?  

          Utanç duyması gereken bu insanlar, Eskişehir yerel seçimlerinde yine Rüşvetçi Büyükerşen’e destek olma yarışında… Tüm sol partiler… 

              Rüşvetçi ve hırsız ve hatta komplocu kişiliğine bayılıyor olmalılar ki… 

            Ya da kendi partilerinin içinde Eskişehir halkına hizmet edecek namuslu ve şerefli bir adam bulamıyorlar ki Rüşvetçi Büyükerşen’e sarılıyorlar… 

             Buyurun devam edin, hepinizin Allah belasını versin… 

               Atatürk’ün partisinde şimdi Rüşvetler, hırsızlıklar, komplolar… Hainlikler…  

             Yapan  tek bir şahıs: Yılmaz Büyükerşen… 

            Tüm bu pislikleri bilindiği halde DSP hala bu hırsızı “aday” gösteriyor… Yazıklar olsun…  

               Yukarıda anlatılan konu ve olaylar tamamen gerçektir. Ortada şaibeden öte “komplo” vardır. Koployu hazırlayan da Büyükerşen ve devletimin bir Hakimi’dir.  05/11/2008   

Kenan Akkuş (esrehber)

Bu yazı Büyükerşen, CHP'ye iltica etmeden önce yazılmıştır.






SAHTEKAR BÜYÜKERŞEN VE ÇETESİ DALGA GEÇİYOR

Büyükerşen ve ortaklarının çok sayıda şirket kurduğunu bilmeyen kalmadı.
Bu ortaklar kimdi?

Ahmet Durmaz: Anadolu Üniversitesi’nde Profesör (pardon parafesör)
Erol Nezih Orhon: Anadolu Üniversitesi’nde Profesör (pardon parafesör)

Bu şirket çetesi hangi şirketleri kurmuşlardı?

TUNA TURİSTİK TESİSLERİ AŞ
ETAM EĞİTİM TANITIM VE MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİ AŞ
EĞİTİM SAĞLIK VE BİLİMSEL ARAŞTIRMA VAKFI
BAYEL BASIM YAYIM ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ

… daha bir çok…

Çete üyeleri sadece bunlar değil. Devamı olan şirketlerde:

Fethi Heper:
Nesrullah Mermer:
… vs…

BAKINIZ NASIL DALGA GEÇİYORLAR:

Sahtekar Büyükerşen, Tuna Turistik’in yönetim kurulu başkanlığından istifa etmiş…
Büyükerşen’in yerine ETAM AŞ, Tuna Turistik’e yönetim kurulu başkanı olmuş…
Yani bir şirketin başına başka bir şirket yönetici olmuş…
İyi de…
ETAM AŞ’nin de yönetim kurlu başkanı Büyükerşen gözüküyor.
Bu nasıl bir iş yahu?

Hırsız köpek kimi kandırıyor?
Beni mi?
Eskişehirlileri mi?

Rüşvetçi sahtekar köpek…
Allah belanı versin…



                    İŞTE SAHTEKAR BÜYÜKERŞEN

Kamu görevlilerinin şirketlere ortak olması, yönetici olması suçtur.














YAHU KİM BU NESRULLAH?

HIRSIZ BÜYÜKERŞEN'İN PARA KASASI MI?

YOKSA BELEDİYE İÇİNDE ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞAN İŞÇİSİ Mİ?

CEVAP VERSENE UTANMAZ HIRSIZ?

Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’e başkan seçildiği 1999'yılından 2015 yılına kadar geçen 16 yıl içinde binlerce Belediye işini  ihalesiz olarak kendi şirketlerine verdiği ortaya çıktı. 

Büyükerşen kızını ve damadını da ihya etmiş. Fatura hilesini dalgınlık ele verdi.


Reklam Şirketi’ne fatura taşeronluğu yapan Art Mekan ve Eskay Yapı Mimarlık firması bu komisyondan çok sayıda işi ihalesiz bir şekilde aldı. Eskay Yapı Mimarlık’ın sahibi de yine Nesrullah Mermer ve Yasemin Tuna. Yasemin Tuna, Büyükerşen'in damadının kızkardeşi...

GERBAY ELEKTRONİK REKLAM LTD. ŞİRKETİ: 

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, şirketin büyük ortağı olarak yüzde 60 hisseye sahipken, belediyenin dekorcusu Nesrullah Mermer’in yüzde 6 ve Büyükerşen’in yakın arkadaşı Ahmet Durmaz’ın yüzde 34 his-sesi bulunuyor. Güçlü Otomotiv, ART Mekan, Eskay Yapı, MİMA İnşaat, Öncü Yeminli Mali Müşavirlik, Eser Ofset, Akbıyık Ofset, Etam Matbaacılık, Tam Matbaacılık, Bayel Basım.


Belediyeye katlamalı fatura
Büyükerşen’in yüzde 60 ortağı olduğu Gerbay Elektronik Reklam Şirketi’nin Eser Ofset vasıtası ile belediyeye katlamalı faturalar kestiği belirlendi. Yapılan işler karşılığında piyasa fiyatının 4-5 katı fazlaya kesilen faturalarla belediye zarara uğratıldı. İşler doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı için belediyeye büyük zararlar verilirken, Büyükerşen’in ortağı olduğu firma Eskişehir gibi bir ilde belediyeye dolaylı yolla yaptığı işlerle 3 yılda iki kere sermaye artırımı yapabilmesi ile dikkat çekti.
Eskişehir’deki ‘beton yolsuzluğu’ ile gündeme gelen Büyükşehir Belediyesi’nin, 2008 yılında Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Doğan Yayın Holding’e ait Doğan Ofset Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş’ye ‘Bizim Şehir’ bülteninin ihalesini verdiği ortaya çıktı.

Aynı zamanda Aydın Doğan Vakfı’nın 15 kişilik yönetim kurulunun da üyesi olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in, ‘açık ihale usulü’ ile Doğan Matbaacılık’a verdiği ihalenin bedeli 51.800,00 YTL.
BÜYÜKERŞEN’İN BETON YOLSUZLUĞU: HER SAYI İÇİN 51.800,00 YTL
Gazetemizin geçen hafta ortaya çıkardığı hazır beton ihalesinde, piyasa değeri 58-60 TL olan metreküp hazır betonu 204 TL’ye aldığı ortaya çıkan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarına bir yenisi daha eklendi. 11 Kasım 2008 tarihinde Mehmet Ali Kalkan isimli vatandaşın ‘Bizim Şehir’ isimli bültenle ilgili olarak verdiği dilekçeye verilen cevapta, yılda dört sayı olarak çıkarılan bültenin baskı ve dağıtım işleminde her sayı için Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Doğan Ofset ve Yayıncılık A.Ş’ye 51 bin 800 TL ödendiği bildirildi. Gazetemizin 16 sayfalık ‘Bizim Şehir’ ebadında 200 bin adetlik bir baskı için fiyat istediği Dergah Ofset Limited Şirketi, Büyükerşen’in Doğan’a verdiği rakamın neredeyse yarısı olan 28.000 TL’lik bir fiyat teklifi verdi. Bu durumda Büyükerşen’in, yılda dört sayı olarak çıkarılan bültenin her sayısı için Doğan Ofset’e fazladan 23.800 TL, 5 yıl içerisinde de aynı fiyat baz alındığında 476.000.00 TL fazla ödediği ortaya çıktı.

HER SAYI 200 BİN ADET BASILIYORMUŞ!
Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı Canan Demir imzalı, Mehmet Ali Kalkan isimli vatandaşın dilekçesine verilen cevapta, her sayının 200 bin adet basıldığı, baskı ve dağıtımın Doğan Ofset Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş tarafından yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “İlgi dilekçenizde bahsi geçen ‘Bizim Şehir’ bültenlerimiz bu yıl yapılan ihale kapsamında 4 sayı çıkarılmıştır. Baskı işi açık ihale usulü yapılmış, ihale Doğan Ofset Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş üzerinde kalmıştır. Her sayı azami 200.000 adet ve 16 sayfa olarak basılmakta olup, bir sayının maliyeti baskı, hanelere ve belediyenin belirlediği yerlere elden dağıtımı ve poşetleme dahil 51.800,00 YTL’dir.”
200 BİN ADET BASILDIYSA BİZ NİYE GÖRMEDİK!
Öte yandan; gazetemize konuşan Eskişehirliler, 200 bin adet basıldığı iddia edilen ‘Bizim Şehir’ isimli bültenden hiç haberdar olmadıklarını söyledi. Vatandaşlar, “Eğer 200 bin tane basılsaydı, herhalde biz de kahvehanede, bakkallarda görürdük. Bu şekilde 600 bin nüfuslu Eskişehir’de yaklaşık her üç kişiden birine bir ‘Bizim Şehir’ düşer. Evlerimize de böyle bir bülten gelmediğine göre, 200 bin adet ne zaman ve nasıl basıldı, bilemiyoruz” dediler.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından her sayı için 51 bin 800 TL’ye basılan ve dağıtımı yapılan 16 sayfalık tabloid ‘Bizim Şehir’ bülteninin 200 bin adet basıldığı iddia edilirken, Eskişehir merkezde dağıtımı yapılan hemen hemen bütün gazetelerin toplam adedi 25 bini geçmiyor. Eskişehir’de 200 bin olarak basıldığı iddia edilen ‘Bizim Şehir’ bülteninden vatandaşların haberdar olmaması ise, ‘Acaba bülten 200 bin adet basılmıyor mu?’ sorusunu akıllara getirdi.

BÜYÜKERŞEN, AYDIN DOĞAN VAKFI’NIN TEK SİYASETÇİ ÜYESİ

Doğan Ofset Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş’ye verilen ‘Bizim Şehir’ ihalesinde dikkat çeken bir başka unsur ise, mal sahibi olarak bilinen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile Aydın Doğan arasındaki sıkı dostluk. Büyükerşen, Doğan Yayın Holding’in sahibi Aydın Doğan adıyla kurulan Aydın Doğan Vakfı’nın 15 kişilik yönetim kurulunda bulunuyor.







ESKİŞEHİR HALKINI ZEHİRLEYEN AŞAĞILIK ADAM...
CEMALETTİN SARAR'IN FABRİKASI...
ESKİŞEHİR HALKININ CANINDAN DAHA MI DEĞERLİ?
SENİ BAŞTACI EDEN ESKİŞEHİR HALKINI ZEHİRLİYORSUN...
ALLAH BELANI VERSİN...


SEVGİLİ PARAFESÖRÜME AÇIK MEKTUP

Bana kızıyorsun, küfür ediyorsun, haberim oluyor.
Fakat ne kızmaya, ne küfretmeye, ne de benden şikayetçi olmaya hakkın yok.
Eskişehir halkına malolan, Eskişehir halkının sevdiği ve değer verdiği için baştacı yapıp defalarca seçtiği bir şahısın hem hırsız, hem rüşvetçi olması beni kahrediyor...
Suçun çok büyük…
Suçlusun ve suçlu olduğunu kabul etmiyorsun.
İşte bu sebeple diyorum: Hem şerefsizsin… Hem namussuzsun…
Eskişehir halkına zerre kadar saygın yok. Fakat bunu Eskişehir halkı bilmiyor.
Adam biliyor, dürüst biliyor, şerefli biliyor...

Adam olsaydın sözümü dinlerdin, rüşvetçi savcıların tezgah işlerinden uzak dururdun…
Ilgaz mafyasının kirli işlerine ortak olmazdın.

Profesör yerine parafesör diye hitap edince benden davacı oldun.
Hakaret etmişim…
Ulan şerefsiz adam…
Sen hırsızsın dedim… Hırsızlıklarını sıraladım…
Sen rüşvetçisin dedim… Rüşvet işlerini sıraladım…
Adam olsaydın, bana iftira davası açardın, hırsızlık ve rüşvet işlerini ispata davet ederdin…
Hakaret davası açmazdın…
Parafesör demek ne zaman hakaret oldu?
Parafesör demenin cezası ne kadar?
Hakim Erol Özdemir’in cebine beş yüz bin dolar soktun…
Beni üç buçuk sene hapse mahkum ettirdin…
Be şerefsiz namussuz adam…
Parafesör dediğim için üç buçuk sene hapisle cezalandırıldığımı avukatlar duysa…
sana da, Hakim Erol Özdemir’e de götleriyle gülerlerdi…
Hırsız köpek…
Adam olsaydın mahkemelerden kaçmazdın…
Hem davacı oluyorsun, hem mahkemelere gelmiyorsun…
Sen salak mısın?

Beni iftiralarla iki ay cezaevinde susturdun da ne geçti eline?
Beni 120 gün tımarhaneye kapattırdın da ne geçti eline?
Sikin mi uzadı orospu çocuğu?

Çıktım… 
Doğru bildiklerimi yine anlattım…
Senin para gücün beni susturmaya yetti mi?
Senin paran ancak rüşvet yedirdiğin savcılara, hakimlere geçer…
Savcı Hasan Gönen’e… Savcı Celalettin Karanfil’e… Savcı Salih Gündeş’e geçer…
Sen ancak Cemal Gürsel Sarıca isimli şerefsiz savcıyı satın alabilirsin…
Rüşvetçi Erol Özdemir’i satın alabilirsin…
Beni asla…

Bunları geçtik…
Adın Cumhurbaşkanlığı makamı için öne çıkınca mecburen müdahale ettim.
Çünkü bir hırsız uğursuz rüşvetçi namussuzdan Cumhurbaşkanı olmaz…

Fakat illa da “Cumhurbaşkanı olmak için adayım” diyorsan…
Bu sorularıma cevap ver…
Vereceğin cevapları kamuoyu ile paylaş…
Ben de seninle uğraşmaktan vazgeçeyim…
Cevap verebilirsen, kamuoyu önünde senden özür dileyeceğim…
Namuslu ve şerefli bir adam olduğunu anlatacağım.
Hodri meydan…

İşte sorularım:

1). 2004 senesinde bizzat sana hitap ederek cevap beklediğim mektubuma (yasal cevap hakkımı hatırlatmama rağmen) neden cevap vermedin? Kaçak yapılmış sahte ruhsatlı Ilgaz villaları neden seni tedirgin etti? Ortasından geçen ve Ilgaz mafyasının barikatla kapattığı Eski Değirmen Yolu umuma açık mı değil mi?

2). Eskişehir Adliyesi içinde avukatın Cemal Okan Yüksel’le konuştuk. Bana dedi ki: “Ilgaz villalarında yasadışı bir konu yok. Arazi sit alanı değil, villalar kaçak değil, ruhsatları sahte değil. Ben de o villalardan birini alacaktım fakat param yetmedi…”

Bu konuşmanın kaydı elimde. Gerçekleri belgeleriyle bilmeme rağmen, avukatın ısrarla neden bana yalan üstüne yalan söyledi? Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçların verdiği ve kamuoyuna ısrarla sunduğum belgenin sahte olduğunu söyleyebilirsen, sen doğru adamsın. Fakat Mehmet Kılıçlar doğruyu anlatıyorsa, senin avukatın Cemal Okan Yüksel şerefsiz namussuz yalancının teki… Senin adına bu cevabı bana veriyorsa, sen de şerefsiz namusuz yalancının tekisin…

Fakat araştırdım, soruşturdum, Konya’lara bile gittim… Emniyet genel Müdürü Mehmet Kılıçlar’ın anlattıkları doğru çıktı. Arazi 1. dereceden korunması gereken sit alanı, çok sayıda villa ve havuz yapılarak 2863 sayılı yasaya muhalefet suçu işlenmiş. 

3). Sahte ruhsatlı kaçak Ilgaz villalarının en az otuzunda senin parmağın var. Bunun yalan olduğunu kamuoyuna açıkla.

4). Sahte ruhsatlı kaçak Ilgaz villalarının açılışını yapmadığını söyle.

5). Şehir içindeki tüm fabrikaları şehir dışına çıkardın. En son ETİ GIDA taşındı, 10 sene önce… Şehir içindeki SARAR TEKSTİL'e (Sümer Mahallesinde Eski Sümerbank Basma Fabrikası) şehir dışına taşınması yönünde tebligat gönderdin mi? 

Cemalettin Sarar’la anlaşamayan bir adamsın. SARAR TEKSTİL’in yerinde kalması konusunda nasıl bir anlaşma yaptın? Cemalettin Sarar’dan ne kadar rüşvet aldın? 

6). Rüşvet karşılığında göz yumduğuna inandığım Sarar Tekstil’in arıtma tesisi çalışmıyor. Tekstil boyaları havuzlarda zivt gibi çamurlaşmış. Bunu defalarca kamuoyuna duyurdum. Her yazdığımı okuyan Büyükerşen, bu konuda hangi adımları attı?

Tekstil boyası en tehlikeli zehirlerden biridir. Arıtılmayan boyalı su Porsuk Çayına akıyor ve Porsuk çayından tarla sulayan, bahçe sulayan yüzlerce vatandaşımız var. 

Sümerbank Basma Fabrikası (şimdiki Sarar Tekstil fabrikası) devletin elindeyken Porsuk çayında balıklar yüzüyordu. Yasadışı bir şekilde özelleştirilip Cemalettin Sarar'a teslim edildikten sonra Porsuk Çayı'nda canlı kalmadı. En tehlikeli zehirli boyaları kullanarak halkı zehirledikleri gibi, atık boyaları Porsuk Çayı'na akıtarak Eskişehir halkını da zehirliyorlar.

AKP'li rüşvetçi Cemalettin Sarar’ın fabrikası, vatandaşın canından daha değerli olmalı ki… 
Rüşveti yeyip gözlerini kapatıyorsun…

Sarar Tekstil'in birinci dereceden korunması gereken sit alanı üzerinde olduğunu, bu yasa dışı işe göz yumduğun konusunu bak burada açmıyorum.

Eskişehir Valisi'nin yardımcılarından birisinin: "Sahte ruhsatlı kaçak villalar konusunda baş suçlu Büyükerşen'dir" dediği ve kaydettiğim sözleri de açmıyorum.

SEVGİLİ PARAFESÖRÜM…

Beni suçlayacağına, bana kızacağına, beni şikayet edeceğine…
Eğer adamsan… Çıkarsın meydana…
İşte yukarıya sıraladığım sorulara cevap verirsin…
Hadi bekliyorum…
Canın ciğerin PKK’lı Özgür konusunu bir başka güne bırakıyorum.
Özgür konusunda anlatacağım çok şey var… Zamanı var…

Sahtekar namussuz yalancı avukatın Cemal Okan Yüksel’e küfürlerimi iletiver bir zahmet…

Sayın rüşvetçi hırsız parafesörüm…

Kenan Akkuş (esrehber)






SEVGİLİ HIRSIZ ZENGİNLERİMİZE DUYURU:


Okuduğunuz bu öykü gerçektir.
Cennette yaşarken, cehennemi yaşamak da vardır.
Bu adresi tıklayın ve hayatınıza bir yön vermenin planlarını yapın.
Allah, hırsız Büyükerşen ve benzerlerini, ilahi adaletiyle ıslah eder…
Fakat onlar bunu anlamak istemez.
İbret almanız dileğiyle...





HIRSIZ BÜYÜKERŞEN İŞTE BU KADAR NAMUSSUZ

SEVGİLİ CHP’LİLER, HER ZAMAN DOĞRULARI ANLATTIM

Sahtekar, rüşvetçi orospu çocuğu bir piçi milletvekili seçmek üzeresiniz.
Ben, hırsızlardan, rüşvetçilerden, sahtekar namussuzlardan kurtulmak isterken…
Sizler inadına başka bir rüşvetçiye, namussuza, sahtekara destek vermektesiniz.
CHP yöneticilerinin “Temiz bir siyaset için iktidar” sözlerine inanmıyorum artık…
Sırf iktidar olma hırsıyla kirli işleri kapatanlar, iktidar olduklarında rezil kepaze olurlar…
Tıpkı hırsız Tayyip gibi…
Adam olup şerefli ve dürüst bir milletvekilini seçmek varken, neden illa da sahtekar bir yılanı seçmeye çalışmaktasınız?
Yazıklar olsun…
Belgesiz hiçbir yazı yazmadım.
Yine de hırsız pislik Büyükerşen’i ve onun yılan avukatı Cemal Okan Yüksel’i size anlatamadım…
Alın, başınıza çalın…
Tepe tepe kullanın…
Fakat yaşadığım sürece onları rahat bırakmayacağımı kafanızın bir kenarına yazın.

Kenan Akkuş (esrehber)



AKP’Lİ BÜYÜKERŞEN İLE CHP’Lİ ERMAN GÖLET NEDEN DÜŞMAN OLDULAR?

Yazımın başlığını okuyup da hata yaptığımı sanmayın, Büyükerşen için bilerek AKP’li dedim.
Bu yazımı okuduğunuzda Büyükerşen’in CHP’li mi, yoksa AKP’li mi olduğunu daha iyi anlarsınız.

2004 yılında Başbakan Tayyip’e yazdığım ihbar mektubum sonrasında Tayyip, yazdıklarım karşısında şok oldu.

İhbar ettiğim dört konu şunlardı:

1). Bir cinayete şahit oldum, katiller AKP kurucusu olduğu için Eskişehir savcıları cinayeti örtbas ediyor…

2). AKP  kurucusu Ilgazlar, 1. derece antik sit olan arazide, antikacılık belgesi olmadığı halde kaçak kazı yapıyor, antikaları yurt dışına kaçırıyor.

3). 2600 yıllık Frigya kral mezarını iş makinası kepçe ile yağmaladılar, çok sayıda Frigya eserini parçalayıp villa temellerine gömdüler.

4). Yenileme ve kolon güçlendirme işini aldıkları Eskişehir Subay Orduevi’nde, binayı ayakta tutan kolonlardan birini patlattılar, yenileme işi adı altında yüzlerde paslı sıhhi tesisat malzemeleri kullandılar.

Tayyip, bir taraftan Eskişehir Valisi’ne ve Eskişehir Emniyet Müdürü’ne araştırma talimatı verirken, diğer taraftan ilgili dört makamdan ihbarlarımla bilgi talep ediyordu.

Bu makamlar: İkinci ve üçüncü konular için Eskişehir Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden yazılı açıklama…

Dördüncü konu için  Eskişehir 1. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yazılı açıklama istendi.

Eskişehir 1. Taktik hava Kuvvetleri Komutanlığı  sorumluluktan sıyrılmak için ihaleyi Milli Savunma bakanlığı’nın üstüne yıktı, sorumluluktan sıyrıldı.

Şahit olduğum cinayete Eskişehir savcıları kaza süsü verdi ve  örtbas etti.

Yağmalanan sit alanı ve kral mezarı ile yurt dışına kaçırılan antikalar konusunda  Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Osman Gül, bol bol rüşvet yedi,  iddialarımla ilgili açıklamada bulunmadı.

Şimdi anlatacağım olayla ilgisi olduğu için Eskişehir Odunpazarı Belediyesi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi konularını ileteceğim.

Başbakan Tayyip’in emri üzerine Odunpazarı Belediyesi şahsıma, ihbar ettiğim yasa dışı işler konularında bilgi ve belge verirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen, Başbakan Tayyip’in talimatını yerine getirmedi.

Oysa Büyükerşen’in ihbarlarımla ilgili bilgi vermesi, açıklama yapması 3071 sayılı yasaya göre zorunluydu. Bu yasaya uymayarak suç işledi fakat hiç bir savcı  bu suçla ilgili yasal işlem yapmadı.

Çünkü Büyükerşen Eskişehir’de savcıları çoktaaaaan rüşvetlerle bağlamış, kapı köpeği haline getirmişti. Tabi bu rüşvet işlerinden haberim yoktu.

Olayların vuku bulduğu tarihte (2004)  Odunpazarı Belediyesi Başkanı AKP’li Burhan Sakallı ve yardımcısı CHP’li Erman Gölet vardı.  Sakallı ile Erman Gölet teyze çocuklarıydı.

Büyükerşen ise DSP’liydi…

Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı CHP’li Erman Gölet, altı yıl sonra Büyükerşen’in DSP’den CHP’ye transfer olacağını bilse, bana 2004’de Büyükerşen aleyhine bir belge imzalayıp teslim eder miydi bilemem.

Daha sonra CHP İl Başkanı olan Erman Gölet hakkında hiçbir kötü söz duymadım. Eskişehir halkının sevdiği ve saygı duyduğu ikinci adamdı o.

Büyükerşen’in CHP’ye geçmesinden sonra, Büyükerşen’in desteğiyle aşağılanmaya başlandı.

Çünkü Eskişehir’de  CHP demek, Büyükerşen demek olmuştu.

İl ve ilçe başkanlarını o belirliyor, CHP Genel Başkanı  gibi davranıyordu.

Eğer Büyükerşen CHP’ye geçmeseydi, Eskşehir’de bir numara CHP’li Erman Gölet olurdu…

Her yerinden hırsızlık, rüşvet, pislik akan Büyükerşen, yılların dürüst CHP’lisini bir kalemde sildi…

Anayasal haklarıma saygı duyan ve yasalara uyan  tek adam Erman Gölet’in imzalayıp bana verdiği bu belgede ne yazıyordu?

1). Birinci dereceden Korunması gereken antik sit alanına her ne kadar Büyükerşen yüzde 10 inşaat yapılır  raporu düzenlemese de, bu yasa dışı işlere yıllarca göz yummuş, karşılığında rüşvet almıştır.

2). Yılmaz Büyükerşen, rüşvet karşılığında 1. dereceden korunması gereken antik sit alanına inşaat ruhsatı değil, tadilat ruhsatı düzenleyenlerle suç birliği yapmıştır. Olmayan bir binaya tadilat ruhsatı düzenlenemez.

3). Yılmaz Büyükerşen’le birlikte Odunpazarı Belediye Başkanları da rüşvet karşılığında suç işledi. Haşim Ateş ve Ayhan Boyer…

4). Yılmaz Büyükerşen’le birlikte Eskişehir İl Kültür Müdürü, Müze Müdürü, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyeleri, Kurul Müdürü rüşvet karşılığında gerçeği yansıtmayan  sahte rapor düzenlemiş, bir çok İl İdare yöneticisi rüşvet karşılığında yasa dışı işleri örtbas etmiştir.

5). Parsel ve pafta numaraları yazılı bu arazi yerleşim alanı değil, özel tarım alanıdır.

Bu yazıdan daha bir çok gerçeği okuyabilirsiniz. Yeter ki yazıyı dürüstçe okuyun.

Büyükerşen’le Erman Gölet’in arasını açan, onları düşman haline getiren bu yazıdan anlaşılacağı üzere, Erman Gölet, Eskişehir’de hüküm süren yolsuzlukların sadece bunlar olmadığını,  Büyükerşen’in yolsuzlukları DSP zamanında yaptığını, devamını CHP çatısı altında sürdürmeye çalıştığını  yıllar önce anlatmaya çalıştı.

Fakat Kılıçdaroğlu da, CHP yöneticileri de bunu anlamak istemedi.

İhbarlarım görmezden gelindi…

Büyükerşen’in AKP’li hırsızlar için çalıştığı  kamuoyundan hep gizleniyordu.
Hırsızlığı CHP’lilerle değil, AKP’lilerle yapıyordu.
Rüşveti AKP’lilerden alıyordu…
Sit alanlarını AKP’lilerle yağmalıyordu.
Antikaları AKP’lilerle kaçırıyordu.
Belediyeyi AKP’lilerle ve PKK’lılarla soyuyor, soyduruyordu.

AKP kurucusu Ilgaz mafyasından 8 milyon dolar rüşvet aldı…
Tayyip'in en yakın dostu AKP'li Fettah Tamince’den 7 milyon dolar rüşvet aldı.
Tayyip'in en yakın arkadaşı AKP'li Cemalettin Sarar’dan 1 milyon dolar rüşvet aldı…

Belediye içindeki soygunların ortaya çıkmaması için Eskişehir Hakimlerine ve Savcılarına rüşvetler yağdırdı.
PKK’lı Özgür’e  Belediye’yi soydurdu…
Onlarca hayali Şirket kurdu, Belediye’yi soydu…
Onlarca Vakıf kurdu, Belediye’yi soydu…
Beton yolsuzlukları, heykel yolsuzlukları, ihale yolsuzlukları  inanılamayacak boyutlara ulaştı.

Şimdi Büyükerşen’in yüzünde namussuz şerefsiz alçak bir hırsız görürken…

Erman Gölet’in yüzünde,  onuruyla, gururuyla çınar ağacı gibi ayakta kalmayı becermiş, pislik Büyükerşen’in   hainliklerine rağmen CHP’ye küsmemiş, her şeye rağmen CHP’ye hizmet için çalışacak adam gibi adam görüyorum…

Dedim ki:
“Sen doğru ol… Hırsız belasını bulur…”

…ve şimdi Büyükerşen barsak kanseri…

Kan sıçıyor…

Allah daha beter etsin…

Kenan Akkuş (esrehber)



43 MİLYON DOLARLIK BİR YOLSUZLUK HİKAYESİ İŞTE BÖYLE BİTTİ







HIRSIZ BÜYÜKERŞEN YOLSUZLUK SUÇLARINI BAKIN KİMLERE YÜKLEDİ

İhbar edenle öbür dünyada hesaplaşacakmış...
İhbar eden benim kardeşim... Hesabını öbür dünyaya bırakma...
Mahkemelerden kaçtığın günleri de unutma...
Sahtekar avukatını bile göndermedin şerefsiz...
Çarşaf çarşaf mahkeme tutanakları arşivimde...
Utanmadan yalan söylüyorsun...
Aşşağılık rüşvetçi...

Bu yolsuzluk hikayesindeki en çarpıcı olay:
Bilirkişi heyeti sanıkların yolsuzluk yapmadıkları yönünde rapor düzenliyor.
Fakat Ağır Ceza hakimleri belgelere bakarak 6 kişiye 1'er yıl hapis cezası veriyor.

Belgelerle suçları sabit şahıslar hakkında rapor düzenleyip onları kurtarmaya çalışan Bilirkişi heyetinde kimler var?

43 milyon doları yutan şerefsizlere mahkemenin para cezası olarak verdiği ayda 490 lirayı ödemek ağır geliyor, Yargıtay'a temyize gidiyorlar...

Büyükerşen’in yolsuzluklarını üstüne alan yolsuzlar:

Kadir Akyurt, İ. Hakkı Yıldız, Müşerref Epsileli, Yılmaz Kükdamar, Kadri Oylan, M. Recai Erdir…

Mustafa Mansız ölmüş, davası düşmüş…

Yargılayan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hayri Üzel (34164)
Üye Hakim Salih Kıral (25555)
Üye Hakim Necmettin Boz (165532)

Beraat eden rüşvetçiler:

Yılmaz Büyükerşen, Gürol Güner, Tuna Gürsel Gülerşen, Selatin Arpacı, Rıza Oruçhan Tansel, Ercenk Şıkyazar, Niyazi Solak, Ahmet Dobrucalı, Naci Birlik, Korhan Acar, Aytaç Ünverdi, Hayri Doğan, Hülya Deveci, Necati Harman, Erdin Erol, Zehra Kaya, Erdal Kaval, Ahmet Fırat Bilgili, Canan Demir, Rüstem Barın…

Rüşvetçi Büyükerşen’i savunan 17 avukat:

Cemal Okan Yüksel, Mehmet Yüksel, Turgut Kazan, Ahmet Engin Çakmak, Koray Candan, Vedat Baranoğlu, Emre Genç, Murat Yokarıtepe, Akın Çamoğlu, Semih Sivri, Emre Öztorun, Atilay Dalgıç, Yunusemre Karabulut, Mustafa Gökmen, Fikret İlkiz, Özgür Özlem Öngel, Ayşen Terkan,

Bu avukat bolluğu, katili darağacından alır…
Rüşvetçi Büyükerşen’i cezaevinden mi kurtaramayacak?

Kenan Akkuş (esrehber)




BÜYÜKERŞEN’DEN MASALLAR


Bilim parkı…
Korsan gemisi…
Korku şatosu…

Hırsız Büyükerşen, Eskişehir halkına masal anlatıyor.

Gerçekleri gizleme masalları…
Büyükerşen’den masallar…

Gerçeleri anlatmayacak kadar namussuz, şerefsiz bir mahluk…

Artık ben bu şerefsize adam kelimesini yakıştıramıyorum.

Bilmediklerinizi bendeniz Vatandaş Kenan’dan öğrenmeye devam ediniz:

Büyükerşen’in şehirleşme planı gereğince  Sarar Tekstil’in 10 sene önce (2005) şehir dışına taşınması gerekiyordu.

Tüm fabrikaları zorla şehir dışına taşıtmış fakat şehir merkezinde sadece  Sarar Tekstil kalmış, geçen 10 senede faaliyetlerini sürdürüyordu.

Araştırdığımızda Cemalettin Sarar ve ortakları(?),  Büyükerşen’e 1 milyon dolar rüşvet ödeyerek Sarar Tekstil Fabrika binasının 20 sene daha şehir içinde kalmasını sağladı.

AKP yanlısı Cemalettin Sarar, bu süre içinde sit alanı olan araziyi kılıfına uyduracak, sit alanı olmaktan çıkarılacak ve bu araziye  villalar yapacaktı.

Fabrika arazisinin  neresini kazsanız, karşınıza 2600 yıllık Frigya mezarları çıkar. Her biri servetiyle gömülmüş  Frigya zenginleri… Altın Kral Midas’ın zengin halkı altınlarıyla bu mezarlara gömülmüş… Yüzlerce mezar bu arazide toprak altında…

Sözün kısası, milletin malı olan ve sahtekarlıklarla özelleştirilen Sümerbank Basma Fabrikası uzun zamandır Cemalettin Sarar’ın elinde. 

Fakat sahibi sadece Sarar değil. 

Uzun yıllar Doğru Yol Partisi’nde bir şeyler arayan fakat umduğunu bulamayınca ANAP’a geçen sahtekar İbrahim Yaşar Dedelek işte bu arazinin ortaklarından.

DYP’de bulamadığı her şeyi ANAP’ta buldu.

Her türlü dalavereleri çevirerek Sürmerbank’ın malı olan fabrikanın özelleştirilmesine öncülük etmiş ve çok ucuz fiyata  Sarar’ın almasını sağlamıştı. Hatta ANAP Genel Başkanı, ihalelere fesat karıştırmakla ünlü Mesut Yılmaz da bu sahtekarlığa uyarak arazinin ortağı oldu. Her şey yasa dışıydı fakat güç onların elindeydi.  Şimdi bu üç ortağı Büyükerşen (Mesut Yılmaz, İbrahim Yaşar Dedelek ve Cemalettin Sarar), rüşvet karşılığında himaye ediyordu.

Eğer yalan söylüyorsam, Büyükerşen doğrusunu anlatsın.

Fotoğrafta görüldüğü üzere Kral mezarının çevresini Ilgaz mafyası villalarla ve havuzlarla istila etmiş durumda. 

Odunpazarı Belediyesinden rüşvet karşılığında aldıkları tadilat ruhsatlarıyla inşaata başlayan Ilgaz mafyası, Büyükerşen’den onaylı sahte ruhsatları da alarak  (akıllarınca) villaları kitabına uydurdular.

Fotoğrafta görülen hizmeti karşılığında Büyükerşen’in Ilgaz mafyasından aldığı rüşvet 8 milyon dolardan fazladır.

Büyükerşen 8 milyon dolarlık rüşvet işini reddediyorsa bu soruma cevap vermeli:

Yaptığın sahtekarlıkları, ölmüş baban İhsan Bey ve ölmüş annen Ayşe Hanımın hayrına mı yaptın, ey şerefsiz Büyükerşen?

Baban İhsan Bey kadar namuslu ve şerefli olamadın, götü kanserli şerefsiz…

Allah belanı versin…
Verecek…
Kan sıçıyorsun, kan…
Yakında meftasın…
Götüne pamuğu ben tıkayacağım.
Şerefsiz hırsız pislik…
Giderayak namus şeref ne demek, onur ne demek hatırla da doğruları anlat CHP’lilere…

Kenan Akkuş (esrehber)




RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN'İN SAHTEKAR AVUKATI CEMAL OKAN YÜKSEL BANA DEMİŞTİ Kİ: 

"O ARAZİ SİT ALANI DEĞİL. VİLLALAR DA KAÇAK DEĞİL. HEPSİ YASAL. BİR TANE DE BEN ALACAKTIM O VİLLALARDAN FAKAT PARAM YETMEDİ."

SES KAYDI ARŞİVİMDE...
RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN'İN SÜMÜKLÜ SAHTEKARI ŞİMDİ CHP'DEN MİLLETVEKİLİ ADAYIYMIŞ...
NE GÜNLERE KALDIK YA RABBİ...
ALLAH BELANIZI VERSİN...





VALİ MEHMET KILIÇLAR'A GÖRE BU ARAZİ KORUNMASI GEREKEN ANTİK SİT...




ESKİŞEHİR AĞIR CEZA MAHKEMESİNE GÖRE BU ARAZİ  KORUNMASI GEREKEN ANTİK SİT...

CHP'Lİ  ERMAN GÖLET GERÇEKLERİ BAKIN NASIL ORTAYA KOYMUŞ:


  CHP'li Erman Gölet diyor ki: 
    "İl Kültür Müdürlüğü'ne bağlı Müze Müdürlüğü ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından verilen raporlar doğrultusunda..."


Bu arazi sit alanı olmasa, İl Kültür Müdürü ve İlgili müdürlükler neden böyle bir rapor düzenlesin?

"özel tarım alanı..."

"Özel yerleşim alanı değil" diyor. Yani yerleşim alanı değil, imar izni de yok demektir.

"Tadilat ruhsatı"ndan bahsediyor. Olmayan bir binaya, inşaat ruhsatından önce tadilat ruhsatı verilebilir mi? Hırsız Büyükerşen bu konuda ne diyor? Bomboş araziye tadilat ruhsatıyla inşaat yapılır mı? Adamsan, çıkarsın PKK'lı Özgür'ün  es tv'sine, anlatırsın gerçekleri... Bu sahtekarlıklar için ne kadar rüşvet yedin, anlatırsın tek tek...

Eskişehir Valisi Mehmet Kılıçlar dürüstlük örneği gösterip Sit alanının belgesini veriyor fakat o da Büyükerşen'i korumak adına bir konuda yalan söylüyor:

"Villaların 1999'dan sonra yapıldığını" söylüyor.
Fakat dürüstlüğünden asla şüphe duymadığım  CHP'li Erman Gölet de diyor ki:
"10.03.1995 tarihinde tadilat ruhsatı verildiği..."

Yukarıdaki Ağır Ceza Mahkemesi Hakimine göre:
"27.12.1994'den önce kazı ve inşaat yaptığı..."

BU SAYFADA OKUDUĞUNUZ HER ŞEY GERÇEKTİR. 

BÜYÜKERŞEN'İN AVUKATI CEMAL OKAN YÜKSEL'İN  NAMUSSUZ VE ŞEREFSİZ BİR YALANCI OLDUĞU GİBİ...


ERMAN GÖLET İSİMLİ BİR ADAM GİBİ ADAM'IN  RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN TARAFINDAN HARCANMASI GİBİ...


BU ÜLKEYE NAMUSSUZ ŞEREFSİZ BÜYÜKERŞEN VE AVUKATI CEMAL OKAN YÜKSELLER LAZIM DEĞİL...


ERMAN GÖLET GİBİ DOĞRULARDAN ŞAŞMAYAN, NAMUSSUZLARA BULAŞMAYAN ONURLU CHP'LİLER LAZIM...


ANLADIN MI KAZIM KURT?




HALKIN ADAMINA BAKINIZ...

İşi gücü rüşvet, hırsızlık, gasp...
Allah belanı versin...





ADALET’İ YANLIŞ YERDE ARAMIŞIM

2008’in Ocak ayıydı.

Büyükerşen’e hakaret ettiğim iddiasıyla cezaevine kapatılmıştım.

Fakat yalandı. Büyükerşen’e o güne kadar hakaret ya da küfür etmemiştim.

Ilgaz mafyasının cinayetlerini ve tarihi eser kaçakçılığı konusunda Ilgazlar’ın Büyükerşen’le olan ortaklıklarını örtbas etmek için ifadem ve savunmam dahi alınmadan kendimi cezaevinde bulmuştum.

Koğuş dört kişilikti ve ranzalardan biri boştu.

Fakat demir ranzada ne yatak vardı, ne de battaniye…

Gardiyana (şimdi sıfatları koruma infaz memuru olmuş) seslenerek yatak ve battaniye istedim fakat yok cevabını aldım.

Koğuşta kalan üç kişiden biri mahkumdu ve hırsızlığı alışkanlık haline getirmiş biriydi.

Diğer iki kişi tutukluydu ve koyun hırsızı iki ortaktı… Bilmem kaçıncı koyun hırsızlığından bilmem kaçıncı kere gelmişlerdi.

Cezaevine neden düştüğümü söylemediğim için bana tavır almışlar, ajan gözüyle bakıyorlardı.

Hatta içlerinden biri, “Suçunu neden söylemiyorsun, yoksa tecavüzden mi geldin” diyerek aklı sıra ağzımı arıyordu.

Muhatap olmadım.

Bu üç adet hırsız şahısta ikişer-üçer battaniye olmasına rağmen bana yardımcı olmadıkları için insanlıktan ve yardımlaşmadan nasibini almamış kimseler olarak düşündüm.

Demir ranzada sabahlamak, battaniyesiz uyumak, soğuk koğuşa alışmak benim için zordu.

Üstelik ranzamın üstünde, tavandan su damlaları düşüyordu üzerime.

Üç gece sonunda ranzanın demirleri sırtıma ağrılar vermeye başlayınca, bu durumu Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı’ya iletmeye karar verdim ve bir mektup yazdım:

“Yatak verilmediğini, demir ranzada uyumaya çalıştığımı, battaniyemin olmadığını, üşüdüğümü, bunların şahsıma kasıtlı olarak uygulandığını” içeren mektubumu gardiyana teslim ettim ve Eskişehir Valisine gönderilmesini istedim.

Eskişehir Valisinden yardım istedim, çünkü yasadışı işleri deşifre etmemde Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel ile birlikte yardımcı olduğu gibi, devlet adına bana teşekkür etmişti. Bu zor şartlar altında bana yardım edebileceğini düşünmüştüm.

İki saat sonra uzun boylu biri, yanında bir baş gardiyanla koğuşa girdi.

Cezaevi Savcısıymış…

“Kenan Akkuş sen misin?” diye sordu.

Alayla karışık beni süzdü ve etrafımda bir tur attı:

“Burası beş yıldızlı otel değil. Yatak matak yok. Cezaevi kalabalık. Millet yerlerde yatıyor. Bir ranza bulduğuna şükret.” dedi ve gitti…

Gaspçılar ve koyun hırsızları altlarında yataklarıyla, üstlerinde üç adet battaniyeleriyle cezalarını çekerken…

Suçu sadece cinayetleri ve tarihi eser kaçakçılarını ihbar eden bendeniz Kenan Akkuş, soğuk demir ranzada, battaniyesiz ve de yastıksız, üstelik tavandan üzerime şıp şıp damlayan su ile tam 34 gece sefa sürdüm.. İyi mi?

E, burası Türkiye...

Artık her gece şöyle bir dua ediyorum:

“Allah’ım beni Büyükerşen ve benzeri orospu çocuklarının eline düşürme… Eğer bir suçum var ise cezamı sen ver. Büyükerşen ve benzeri orospu çocuklarına eziyet ettirme…”

Amin…

Kenan Akkuş


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder