7 Mart 2016 Pazartesi

CEM UZAN KAÇMASAYDI, MİT TARAFINDAN TAYYİP'İN EMRİYLE ÖLDÜRÜLECEKTİ



TAYYİP'İN EMRİYLE MİT, CEM UZAN'A DOKUZ SUİKAST YAPTI

TAYYİP İÇİN “ASRIN BELASI” DİYEBİLİRSİNİZ…

SİYASİ HIRSLARI İÇİN RAKİPLERİNİ ÖLDÜRTEN BİR ŞAHIS…

TAYYİP, BU ÜLKENİN BAŞKANI DEĞİL, KABUSU OLABİLİR…

BU KABUSTAN KURTULMANIN YOLU SANDIK DEĞİLDİR…

“HANGİ DİLDEN ANLIYORLARSA O DİLDEN KONUŞURUM” DİYEN BİR AKIL HASTASIYLA SİZLER DE AYNI DİLDEN KONUŞUN…

ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOLDA HER ŞEY MUBAHTIR…

SUİKAST BİLE…

UNUTMAYIN: 

MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN SERVETİ VE KORUMALARI OLSAYDI, HELİKOPTERİNE BOMBA KONAMAZ, ÖLDÜRÜLEMEZ, KATİL TAYYİP’TEN KORUNMANIN YOLLARINI ARAYABİLİRDİ.

FAKAT BİLİYORUM Kİ MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN KİTABINDA “ÜLKEDEN KAÇMAK” YOKTU…

TAYYİP TARAFINDAN KATLEDİLECEĞİNİ BİLDİĞİ HALDE KAÇMADI…

ÖRTBAS EDİLEN MAHKEME DOSYALARI YENİDEN AÇILDIĞINDA, BU DAVANIN MÜŞTEKİSİ OLACAĞIMI BİLİNİZ…

Kenan Akkuş (esrehber)




MUHSİN YAZICIOĞLU'NU BAŞBAKAN TAYYİP ÖLDÜRTTÜ

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldüğü günden beri ısrarla “Hizbullah'ın suikastı sonrasında öldürüldüğünü” duyurmaktayım.

Ortada kazadan öte bir olay var ve devlet büyüklerimiz ilk beyanlarında (başta cinayetleri örtbas etmekle meşhur Cemil Çiçek ve Hizbullahçı Tayyip) “Bu bir kazadır” diyerek, suikast olabileceği akla dahigetirilmeyerek önyargılarını ortaya koymuşlardır.

Zaten enkaza ilk ulaşanların ve delilleri karartanların kimler olduğu ortadadır. 3 bin kişinin ve 25 helikopterin katıldığı kurtarma operasyonu tamamen fiyasko olduğu gibi, tamamen düzmece ve göstermelik bir senaryodur.

Eğer istenseydi, kazadan 10 dakika sonra, altı kişinin de üzerinde bulunan ve bunlardan sadece bir tanesinin cep telefonunun verdiği sinyallerle kazazedelerin tam yeri tespit edilebilir, kurtarma helikopterleri bölgeye ulaşırdı. Bilgi de, teknoloji de bu iş için ülkemizde vardır. 112’yi suçlamak ise sadece ahmak kafaların “sıyrılma” çaresidir fakat bunu Kenan yemez.

Maalesef ki Döngel Köylüsünün “köylerinin üstünden ve alçaktan uçan kırmızı bir helikopter geçtiği, daha sonra da patlama sesi duyduklarını, daha sonra bu durumu ilgili makamlara telefonla ilettiklerini”… Bu sözler gerçektir…

Döngel köylüsüne “konuşma yasağı koyan” kimler dersiniz? Enkaza ilk ulaşan köy korucularını susturan, ellerinden telefonlarını alan, koruculara “konuşma yasağı” koyan kimlerdir?

Hadi, sıkıysa konuşturun köylüleri… Aralarından bir tanesi konuşup, “faili meçhul” olmak ister mi acaba?

Bu konuda anlatacaklarım çoktur. Tezgah Fetullah Terör Örgütü’nündür, “Ergenekon safsatalarıyla ilişkilendirilmek adına” tezgahlanmıştır, fakat Vatandaş Kenan bunu yememiş ve “kaza”nın olduğu gün internet sitesinin en üst sayfasında yer vermiştir.

Ergenekon safsatalarının geçmiş dalgalarını hatırlayın. Geçin dalganızı bakayım… 11’inci dalga mıydı? “Baykal’a ve Bahçeli’ye de Ergenekoncular tarafından suikast düzenlenecekti…” Bu lafları ben etmedim. Hizbullahçı Tayyip’in Ergenekon savcıları haber verdiler. Fakat içlerinde Muhsin Yazıcıoğlu da var” diyemediler…

Oysa Muhsin Yazıcıoğlu’nun bindiği kırmızı helikopter’in arka pervanesine “uzaktan kumandalı bombalı düzenek” kondu. Havalandıktan kısa bir süre sonra patlatıldı. Pilot ve yolcular yüksek gürültü çıkaran helikopterin motor sesi sebebiyle patlamayı duymadı fakat pilot kontrolü kaybederek uzun bir süre alçaktan uçtu. Üstelik pilot acemi ya da sıradan bir pilot değil, bir çok tehlikeli durumda bile kullandığı helikoptere hükmedecek tecrübeli bir pilottu ve bu olayda çaresiz kaldı, aracını yükseklere havalandıramadı.

Çok yoğun sis olduğu, dondurucu soğuk olduğu doğru fakat yoğun bir kar yağışı olduğu yalandır. Yoğun bir kar yağışı olsaydı helikopteri tamamen kapatırdı.

Helikopterde bir radar cihazı vardı ve yoğun siste bile karşısına çıkacak dağları ve tepeleri fark edebilirdi. Helikopter çok alçaktan uçarak 150 metrelik bir tepeye çarparak infilak etti. Oysa bu helikopterin yüzlerce metre yüksekten uçması gerekiyordu, çünkü yolu uzundu.

Yerden yüksekliğini gösteren cihazın çalışmaması söz konusu olamazdı. Pilot hatası olamayacağı gibi, pilotun Muhsin Yazıcıoğlu’nu bilerek ve isteyerek öldürebileceği de düşünülemezdi.

Bu tezgah Ergenekon safsatalarının bir parçası olarak düzenlendi fakat Fetullahçıların elinde patladı.

Bölgeye giden ve iki gün sonra ancak ulaşabilen ilk kurtarma timi gelmeden saatler önce Fetullah Terör Örgütü’nün elemanları olan subaylar, bildikleri tezgahın delillerini sildiler. Helikopterin içinden bazı cihazları sökerek yok ettiler.

Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servisi aramıştır. Bu konuşmada bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas il Başkanı Erhan Üstündağ'ın inlediğini, BBP Sivas il başkan yardımcısı Murat Çetinkaya ve pilot Kaya İstektepe'den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise ortada olmadığını söylemiştir.

Bu konuşmalar İsmail Güneş'in son konuşması olmuştur. Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil 6 kişinin cesedi, arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulunmuştur.

Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.

Alman bilirkişilerin bile içinden çıkamayacağı bu tezgah öyle bir ustalıkla hazırlanmıştı ki, bu iş için uzmanlaştırılmış Fetullahçılar bile başarılarına hayran kaldı. Bundan daha temiz bir iş olamazdı.

Hadi buyurun, sıkıştırın Hizbullahçı Tayyip’i… Telefon sinyallerini birkaç dakikada kesin ve net bulabilecek bir teknolojiye sahip olan Türkiye, nasıl ve hangi sebeple 115 km ötede 48 saat oyalandı?

Enkazdan 500 metre uzaklıktaki gazeteciye, kurtarma timindeki 3 bin kişi ve 25 helikopter nasıl ulaşamadı? Donup ölmesi mi beklendi? Anlatacaklarını hiç kimsenin duymaması mı gerekti?

Acaba bu yaşananlar Tayyip’in helikopterinin başına gelseydi, Tayyip kaç saniye sonra kurtarılırdı?

Bu olayda en dikkat çekici kısım: Kurtarma timinin başına geçerek her yere telsiziyle emirler yağdıran ve köylülerin ısrarla işaret ettikleri yöne değil de ters yöne insanları gönderen bu Hizbullahçı zat kimdir?

İşte bu Hizbullahçıyı bulup konuşturursanız, Muhsin Yazıcıoğlu’nu Tayyip'in emriyle  Hakan Fidan ve MİT ajanları tarafından öldürüldüğünü bulursunuz...

Suç delillerini yok eden Binali Yıldırım ve çetesi...


11/11/2012





Eğer ki bu hırsızlar yargılansaydı...
Binali'nin de kellesi kopardı...
Hırsız Tayyip'in de...
Tornavidacı Feridun ötmeye karar verince...
Adalet Bakanı Bozeşşeğin emriyle dava kapatıldı...











ÇOCUK PORNOLARINA MERAKLI SAPIK İLAHİYATÇI, TAYYİP’İN EMRİYLE AK’LANDI

ABD HABER ALMA SERVİSİ FBI İHBAR ETTİ, POLİSLER PROFESÖRÜN EDİRNE’DEKİ EVİNİ BASTI…

İLAHİYAT PROFESÖRÜ, BİNLERCE ÇOCUK PORNOSUNU BİLGİSAYARLARINA İNDİRMİŞTİ…

BİLGİSAYARLARINA EL KOYAN POLİSLERE “FETOŞ’UN ÇETELERİ” DEDİ...

EDİRNE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNÜ “PARALEL DESTEKLİ EDİRNE ÇETESİ” SÖZLERİYLE SUÇLADI...

TAYYİP'E MEKTUP YAZARAK "TERÖRİST BAŞI FETOŞ'UN EMRİYLE KUMPASA UĞRADIM" DEDİ...
PORFESÖR’ÜN EVİNE BASKIN YAPAN POLİSLER AÇIĞA ALINDI…

EL KONULAN BİLGİSAYARLAR SAPIK PROFESÖRE İADE EDİLDİ…

DOSYA KAYBOLDU…

ARAMA KARARI ÇIKARAN SAVCI VE ARAMA EMRİ VEREN HAKİMİN AKİBETİ BİLİNMİYOR.

HAL BÖYLE OLMASINA RAĞMEN, AKP’LİLER BİR KAMPANYA YAPIP İMZA TOPLUYOR…

TAYYİP VE ÇETESİ DOSYAYI YOK EDİP UNUTTURMAYA ÇALIŞIRKEN…

GERZEK AKP’LİLER OLAYLARDAN HABERSİZ YARAYI KAŞIDIKÇA KAŞIYOR…

KİMİN YARASINI?

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANI PROFESÖR DOKTOR HÜSEYİN SARIOĞLU’NUN SAPIKLIĞINI…

BİR DÜŞÜNÜN:

İLAHİYAT PROFESÖRÜ BUNU YAPARSA...

YETİŞTİRDİĞİ TALEBELERİ NELER YAPMAZ?

DEDİM YA BUNLAR (H)AMSALAK…

ALLAH'LA, PEYGAMBER'LE, KİTAP'LA ZERRE KADAR ALAKALARI YOK...

BUNLAR ŞEREFSİZ NAMUSSUZ ASALAK...


Kenan Akkuş (esrehber)






AKP'LİLERİN CİNAYETLERİNİ ÖRTBAS ETMEK İÇİN SUÇ ÖRGÜTÜ KURAN HAKİMLER, SAVCILAR, AVUKATLAR VE DOKTORLAR:

Yargıtay Üyesi Hakim Gökhan Karaburun
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest
Eskişehir Savcısı Tülay Nermin Atay
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ayhan Yılmaz
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış
Eskişehir İcra Hakimi Derman Cönk
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Bülent Elver
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Galip Karayazı
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Veli Orbay Özgür
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Ahmet Tekne
Eskişehir Barosu'na kayıtlı Avukat Banu Bazarkaya
Antalya Barosuna kayıtlı Avukat Muhsin Hatır
Eskişehir Barosuna Kayıtlı Avukat Cemal Okan Yüksel

ÇETENİN DİĞER ÜYELERİ

Dr. Gönül Baylan Kaygısız (Eskişehir Devlet Hst.)
Dr. Bilge Askan Akyüz (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Latif Ruhşat Alpkan (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Niyazi Uygur (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Şeref Özer (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Fatih Öncü (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Cem Tüz (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Nevzat Satmış (Bakırköy Mazhar Osman Hst.)
Dr. Yalçın Büyük (Adli Tıp Kurumu Başkanı)
Yılmaz Büyükerşen (Eskişehir Belediye Başkanı)
Ali Feyyaz Paksüt (Anayasa Mahkemesi Üyesi)
Serdar Özgüldür (Anayasa Mahkemesi Üyesi)
Eskişehir Adliyesi’nde görevli Adli Tıp Doktoru

Şu garip hale bakınız ki, devletin sorumlu makamlarından bir tanesi bana demiyor ki:
“Kardeşim sen bu şahısları suçluyorsun, hangi cinayeti örtbas ettiler, hangi soygunu örtbas ettiler, hangi uyuşturucu ticaretini örtbas ettiler, hangi sit alanlarını talan ettiler, hangi kaçak villaları inşa ettiler? Hadi ispat et?

Her birine tek tek ihbar ettiğim halde gık’ları çıkmayan bu makamlar kimler?

İHBAR ETTİĞİM AKP’Lİ KATİLLERİN CİNAYETLERİNİ ÖRTBAS EDEN DEVLET BÜYÜKLERİMİZ:

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan Ahmed Davudoğlu
TBMM Başkanı Cemil Çiçek
TBMM Başkanı Bülent Arınç
Adalet Bakanı Sadullah Ergin
Milletvekili Hayati Yazıcı
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin
Milletvekili Hasan Murat Mercan
Milletvekili Cemal Okan Yüksel
Yargıtay dışında beni dinleyen olmadı. Onlar da dilekçelerimi Adalet Bakanlığı’na havale ederek araştırılmasını talep etti. Adalet Bakanlığı da Yargıtay’ın havale ettiği tüm dilekçelerimi yırtıp attı.

Görüldüğü üzere AKP’lilerin yasadışı işleri örtbas ediliyor, bunu bilen AKP’liler daha çok yasadışı iş yapıyorlar.

Kamuoyuna ihbardır...

Kenan Akkuş (esrehber)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder