7 Mart 2016 Pazartesi

BÜYÜKERŞEN'İN HİMAYESİNDEKİ SAPIK SEYİT, UÇKURUNA SAHİP ÇIKAMIYOR



BÜYÜKERŞEN'İN HİMAYESİNDEKİ SAPIK SEYİT, UÇKURUNA SAHİP ÇIKAMIYOR

Malafatına sahip olamayan bazı orospu çocuklarının yediği haltlar kamuoyuna düşünce akılları başlarına geliyor.

Kesenin ağzını açıyor, Facebook’a rüşvet yağdırıyor…

“Aman Zuckerberg kardeş, bu adamı engelle, servetim senin olsun…”

İşte bu tür orospu çocuklarından biri de Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nde:

Müdür Seyit  Yıldızhan…

Belediye çalışanı kadınlara taciz ve tecavüz eden bir  orospu çocuğu…

Arkadaşlarına pezevenklik yaparak belediye personeli kadınları pazarlayan şerefsiz…

Beni 30 gün Facebook mağduru yapınca malafatı 1 cm uzadı…

Yılmaz Büyükerşen’in himayesinde olduğu için şimdilik TC adaleti işlem yapamıyor…

Çünkü Eskişehir Savcıları ve hakimleri Büyükerşen’i çok seviyor…

Malum: RÜŞVET İŞLERİ…






BELEDİYE ÇALIŞANI KADINLARA CİNSEL TACİZLERDE BULUNAN SAPIĞI BULDUK

TEPEBAŞI BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRÜ SEYİT YILDIZHAN

SİZ BÖYLE PİSLİK BİR MAHLUKAT TANIDINIZ MI HİÇ?

OKUDUKLARINIZA İNANAMAYACAKSINIZ:

ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ MÜDÜRÜ SAPIK SEYİT'İN
YEMEDİĞİ BOK KALMAMIŞ...

PEZEVENKLİK BİLE YAPMIŞ...

BUNLARDAN BİRİ:

ESKİŞEHİR'DE BELEDİYE OTOBÜSLERİNİN İHALELERİNİ ALAN SELAMİ İSMİNDE UÇKURU BOZUK BİR PİSLİK
...
AHMET ATAÇ'IN BİR NUMARALI ADAMI BÖYLE NAMUSSUZ ŞEREFSİZ PİSLİKSE...

DÜŞÜNÜN Kİ AHMET ATAÇ KİM?


Bu haberim üzerine, Sapık Seyit'in, arkadaşı Selami'ye pazarlamak istediği belediye çalışanı evli kadın bana ulaştı.

İşte anlattıkları:

"Seyit Yıldızhan beni, babam yaşındaki Selami isimli şahısa pazarlamaya kalktı.

Selami isimli şahıs bana açık açık "Seninle yatmak istiyorum" dedi. Reddederek küfrettim.

Müdür Seyit Yıldızhan bana bu çirkinliği yapınca, Seyit ile belediye çalışanı M'nin yasak ilişkisini belgeleyerek Başkan Ahmet Ataç'a ihbar ettim.

Bunun üzerine Seyit Yıldızhan beni Belediye'den alıp Gökkuşağı Cafe'ye sürdü.

Sonra Yeşiltepe belde evine, oradan Muttalip belde evine, sonra Şehit Aileleri Derneğine, sonra da Gündüzler belde evine sürüldüm.

Hatta Şehit Aileleri Derneğinde, hiç tanımadığım şahıslara beni dövdürdü.

Darp edildiğime dair elimde raporlar var fakat başta Başkan Ahmet Ataç olmak üzere olaylar örtbas edildi.

Müdür Seyit Yıldızhan tarafından Tepebaşı Belediyesi'nden atıldım.

Tek kuruş dahi tazminat alamadım.

Çünkü Seyit'in yukarılarda tanıdığı çok kimseler varmış.

Mağdur edilmemle ilgili devletimiz de bana yardımcı olmadı."

AŞAĞIDA OKUYACAKLARINIZ TEPEBAŞI BELEDİYESİ BAŞKANI AHMET ATAÇ’A MEKTUPTUR,

Seyit Yıldızhan isimli uçkuru bozuk bu müdürün, Belde evlerinde çalışan bazı kadınlara musallat olmuş. Mevki ve makamını kullanarak bu kadınlarla yasak ilişkiler yaşadığı konusunda çok sayıda ihbar var.

Yerel bir televizyonda çalışan gazetecinin evli kızıyla yasak ilişki yaşadığını en az on kişi ihbar etti. İsmi bende saklı bu kadın senin başkan olduğun belediyede çalıştığı gibi, bazı şahıslar bu yasak ilişkiyi sana iletmiş. Sen de duymazdan gelmişsin.

Unutma ki pislik müdürün de, onun metres tuttuğu M isimli kadın da evli ve çoluk çocuk sahibi. Bu yasak ilişkiye göz yummanı aklım almıyor.


Seyit Yıldızhan isimli uçkuru bozuk bu müdürün, makamını kullanarak menfaat sağladığı konusunda üç ihbar var. Ankara’da yakın dostları olduğu, Tepebaşı belesiyesinin imkanlarını bu dostlarına peşkeş çekerek menfaat sağladı ihbarları var.

Bu sayfada anlatmak istemediğim bir de Çanakkale gezisi konusu var.

Uçkuru bozuk müdürünün, belediyende kadrolu olarak çalışan bazı kadınlarla da cinsel ilişkiye girdiği konusunda çok sayıda ihbarlar var ve bu kadınların isimleri bende saklı.

Kendi pisliklerini görmeyen uçkuru bozuk bu müdürün, belediyede çalışan namuslu kadınlara iftira atmakta, onları fahişelikle suçlamakta, aklı sıra açıklarını bulmaya çalışıp sıkıştırmakta, aşk teklifini kabul etmeyenlerin işine son vermekte, baskı yaparak onlarla da yasak ilişki yaşamanın yollarını aramaktadır.

Seyit Yıldızhan isimli uçkuru bozuk bu müdürünün malafatını keser, götüne sokarım haberin olsun…

Daha anlatmak isteyip de bu sayfalarda yazmayı uygun görmediğim konuları şimdilik saklıyorum. Fakat internet sitelerimde yayınlayıp deşifre edeceğim.

Anlayamadığım konu şu:
Böylesine azmış bir sapığı, sana defalarca ihbar edilmesine rağmen neden hala müdür koltuğunda oturtmaya devam etmektesin?

Bu pislik adama bir gebeliğin mi var?

Bildiği karanlık işlerin ve yolsuzlukların mı var?

Bu şerefsiz tarafından deşifre edilmekten mi korkuyorsun?

Eğer namuslu şerefli bir adamsan, azgın müdürünün kıçına tekmeyi vurursun, siktir olur gider…

Dürüst insanların başlarını daha fazla yakmadan gereğini yapacağına inanıyorum.

Saygılar…

----------------------------

GELEN İHBARLARDAN SEÇMELER:

“Kenan abi, Seyit’in Karabayır yolunda  arabasında  metresiyle iş üstünde yakalandığını biliyor musun? Yakalayan binbaşıyla aram çok iyi. Şimdi yarbay oldu.Tanıştırayım istersen, o sana anlatsın nasıl yakaladığını… İkisi de çırılçıplakmış abi…”

.................................................


“Abi, bu Seyit’e bir sor hele:  Karı kız sebebiyle belediye içinde silahla kovalandığını unutmuş mu?”

.....................................................

"Diş macunu satmak için Tepebaşı Belediyesi'ne gittim. Seyit Yıldızhan bana sarkıntılık etti, elle tacizde bulundu. Odasını hemen terk ettim."

……………………………………..

Çanakkale'ye düzenlenen turlarda Tepebaşı belediyesi personeline rakılı balıklı sofralar hazırlattı, bu ziyafetleri Belediyeye ödetti... 

………………………………………

Ahmet Ataç'ın sapık Seyit'i bizzat Ankara'dan getirip Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'ne atadığı, aslında Belediyeyi Sapık Seyit'in yönettiği doğrudur. Başkan belediyede ne iş yapar merak içindeyim.

………………………………………

Müdür Seyit Yıldızhan'ın tehdit ederek en az 3 belediye çalışanı bayanla aşk yaşadığını biliyorum. Bu kadınların isimleri:… Bu isimler işe ihtiyacı olan, eğer işten atılırsa mağdur olacak kadınlar. Atılma korkusuyla Seyit’le beraber olduklarını bana söylediler. Zaten Seyit her pisliğini açık açık yapar. Gizlemeye ihtiyaç duymaz. Nedendir bilmiyorum. 

…………………………..

Sapık Müdürü tanımam fakat Başkan Ahmet Ataç'ın, Seyfullah Solak isimli gazeteci şahısı nasıl mağdur ve perişan ettiğini çok iyi bilirim. Adam resmen ekmeğiyle oynadı. İnsanlık dışı bir iş.

………………………………………

Seyit’in Ahmet Ataç'ı tehdit ettiği yolunda dedikodular var belediye içinde.: “Ben yanarsam sen de yanarsın” diyormuş. Yaptığınız haberden sonra belediye çalkalanıyor…

……………………………………..

Ahmet Başkan’ın Seyit’ten korkutuğunu bilmeyen kaldı mı abi? Bir gebeliği var ama bilmiyorum. Biraz daha karıştır arı kovanını, bal arıları sana doğru gelmeye başlar… Aynen devam et abi… Korkma…

…………………………..

Ahmet Başkan ile Seyit’in çıkar ilişkisi olduğundan eminim. Seyit, Ahmet Başkan’ın çok sayıda kirli işini biliyor. Ne kadar uğraşırsan uğraş, Başkan, bu şerefsizi Müdürlükten almaz. Sen boşuna uğraşıyorsun kardeşim.


........................................


“abi sena hanım’ın (atacın’ın eşi) şöförü özcan bey var buda mali işler bulentden paraları alıp sena eliyle başkana veriyor. şöför yılmaz da bunu biliyo”

.............................................


"Abi, Başkan Ataç’a sorar mısın? Biz belediye çalışanları 1300 TL maaş alırken, sapık Müdür dediğiniz  Seyit’in yeğeni Ceren, neden 3 bin TL maaş alıyor? Bu adalet mi?  Ceren’in, Müdür Seyit’in yeğeni olmak dışında ne özelliği var?  Ahmet Başkan’a iletirsen sevinirim.”

.........................................


Seyit belediye çalışanlarını tehdit ediyor. Emrindekileri sindiriyor ve hakkında iyi yorum yapmayanlara  "Sizi işten çıkartırım, Başkan bana talimat verdi" diyor. Çoğunlukla Ahmet Başkan'ın haberi olmadan kendi kararlar veriyor. Emrindekileri sürekli uyarıyor, "benimle iyi geçinin" diyor.

..............................................


"Seyit'in açıklamasına destek verip yorum yapan  ....... isimli kadının, bir polisle dost hayatı yaşadığını biliyor musun?  Bu kadın da evli, polis de evli. Seyit bu konuyu biliyor. Hani şıracıyla bozacı hikayesi var ya... Bunlar namuslu geçinip namussuzluk yapan, namussuzlukta bile birbirlerine destek veren sütübozuklar..."


DEVAMI İNTERNET SİTELERİMDE VE "SAPIK SEYİT" İSİMLİ BLOG SİTEMDE… 


Kenan Akkuş (esrehber)


UÇKURU BOZUK SAPIK SEYİT AÇIKLAMA YAPMIŞ:


Benden “raporlu deli” diye bahsetmiş. 
Hakkımda yüzlerce dava açıldığından söz etmiş. 
Kendisine kumpas kurduğumu iddia etmiş.
Savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. 
Benden tazminat alacakmış…


ESKİŞEHİR'İN ÜNLÜ SAPIĞINA ZORUNLU AÇIKLAMA:

Sapık Seyit, senin gibi uçkuru bozuk pisliğin teki olmadım…

Senin gibi o. çocuğu bir şahsiyet olan Yılmaz Büyükerşen’in ve onun sahtekar avukatı Cemal Okan Yüksel’in Adli Tıp Kurumu’na rüşvet vererek gıyabımda aldırdığı sahte rapordan bahsediyorsan, bu konuyla ilgili çok sayıda şahıs yakında sahtecilikten yargı önüne çıkacak, görürsün.

Adli Tıp Kurumu ve Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi iki ayrı kurumdan “akıllı raporum” olduğunu da biliyor muydun, sapık Seyit?

Haklısın, bana yüzlerce dava açıldı, davacılardan biri de hırsız Büyükerşen’di.

Hırsız Büyükerşen mahkemelerden kaçtığı gibi, avukatlarını da göndermedi, 14 sene hapis, milyonlarca para cezası yüklendi.

Hepsi de Yargıtay’dan döndü. Hırsız Büyükerşen oğlumun büllüğünü aldı…

Savcılığa suç duyurusunda bulunmuşsun, beni şikayet etmişsin. Afferin sana. Zaten bunu yapmazsan şerefsiz mahluk olduğunu her kimse kabul eder.

Bir sor bakalım Eskişehir savcılarına, Eskişehir hakimlerine: 
Kenan Akkuş’u kimler yargıladı? Büyükerşen’den bol bol rüşvet yiyen aşşşağılık savcılar ve hakimler kimlerdi?…

Alayını deşifre ettim...

Benimle başedebilen savcılara ve hakimlere rastlanmış mı? Bunu da sor.

Benim hakkımda iddianame hazırlayacak savcı bulamıyorlar...
Beni yargılayacak hakim bulamıyorlar...

Çaresiz kalan rüşvetçi şerefsizler, sahte deli raporunu göstererek tımarhaneye kapatmaya çalışıyorlar...
İşte sen ve senin gibi şerefsiz savcılar, hakimler...

Benden tazminat alacakmışsın… 

Sen ancak oğlumun büllüğünü alır götüne sokarsın...

Senin gibi namussuz bir pisliğe neden kumpas kurayım?

O işi Fetoşçularla Tayyoşçular yapar.

Hiç bir zaman tanışmadık, sokakta bile karşılaşmadık.

Eskişehir'de binlerce müdür-amir varken neden seni kasıtlı olarak karalayıp iftira atayım?

Seni karalamakla, elime ne geçecek, para mı?
Her şey para mı?

Eğer paranın adamı olsaydım, Hırsız Büyükerşen ve AKP'li katiller Ilgaz mafyası sayesinde elli kere köşeyi dönerdim...

Allah’a şükür ki hiçbir kirli işim olmadı, sicilim tertemiz.

Haberim 400 kişi tarafından paylaşılmış, numaratör hala 25'i gösteriyor.

Demek ki Facebook Yönetimiyle irtibata geçip rüşvetini de vermişsin.

Dürüst adam bunu yapar mı?

Karının Facebook hesabını neden kapattırdın?

Neden karına ulaşmamı engelledin, Sapık Seyit?

Senin gibi aşşağılık bir orospu çocuğuna neden açıklama yapıp zamanımı harcıyorum ki..

Yaptıklarını inkar eden, utanmayı bilmeyip bir de haklı olduğunu ispat etmeye çalışan zavallı…

Acınası zavallı…

Allah belanı versin…

Kenan Akkuş (esrehber)
https://www.facebook.com/kenan.akkus.eskisehir






ESKİŞEHİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA ÖNEMLİ UYARI:
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Sapık Seyit'e bir koruma versin. Seyit'i öldüreceğini söyleyen birileri var. Zaten daha önce de Seyit, belediye binası içinde silahlı bir kişi tarafından kovalanmış.



İŞTE BU TÜR OROSPU ÇOCUKLARININ FETVA VERDİĞİ ÜLKELERDE NAZLICANLARA TECAVÜZ EDİLİR... ASLICANLAR YAKILIR... ÖZGECANLARIN GIRTLAĞI KESİLİR...

ÇÜNKÜ BU OROSPU ÇOCUKLARI HEDEF GÖSTERMİŞTİR...

"Çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapar, ona tecavüz helaldir..."
"Dekolte giyene tecavüz ediniz, sevaba girersiniz.."
"Hamile kadının sokakta gezmesi haramdır, istediğinizi yapınız..."
"altı yaşındaki çocuğu özgürce, bağırta bağırta, kanırta kanırta, ağlata ağlata sikebilirsiniz..."
ANANIZI SİKEYİM OROSPU ÇOCUKLARI...
SAPIK İBNELER...
ESAS SİZİ YATIRIP YATIRIP SİKMEK LAZIM...
PİSLİKLERİNİZE GÖZ YUMANLARI SİKMEK LAZIM...

Kenan Akkuş (esrehber)









SEÇKİNLERİN OKULU VE İSTENEN TORPİL

Bir süre önce Eskişehir Deliklitaş Mahallesindeki Murat Atılgan Ortaokulu önünden geçiyordum.
Bir kalabalık var ki kapısında, sormayın gitsin…

Kayıt yaptırmaya gelen öğrenciler ve anneleri, babaları…
Kalabalığa yaklaşarak yanında eşiyle bekleyen bir beyefendiye sordum:
-Hayrola beyefendi, kayıt kuyruğu mu bu?
“-Rezalet ağabi, bu rezilliği gazeteler yazmalı… Olmaz bu kadarı...”
-Rezillik mi?
“-Çocuğumuzun kaydını yapmıyorlar…”
-Neden? Rüşvet mi istiyorlar?
“Hayır, Nabi Avcı’dan torpil lazımmış…”
Nasıl yani? Nabi Avcı onaylamazsa çocuğunuzu bu okula gönderemeyecek misiniz?
“-Kayıtlar doldu diyorlar, sonra da elinde kağıtla gelenleri kaydediyorlar.”
-O kağıtlarda ne yazıyor? “Hamili yakınımdır” mı yazıyor dersiniz?
“-Yazılanı görmedim, fakat elinde özel bir kağıtla gelenleri hep kaydettiler. Üç gündür bekliyoruz ve araştırıyoruz. Bu Nabi Avcı denen şahısa nasıl ve nerede ulaşabiliriz, araştırıyoruz.”
-Siz de başka okula kaydettirin çocuğunuzu… Başka okul mu yok?
“-Ağabicim, benim evim şu karşıdaki binada… Çocuğumu bu okula göndermek önce benim hakkım… Vişnelik’ten gelen onlarca çocuğu kaydettiklerine şahit oldum. Vişnelik iki kilometre ötede…”
-Nabi Avcı’ya ulaşmak istiyorsanız Demirköy’e gidin… Torpil kağıdını alın… Demirköy, Bilecik’in ilçesi… Nabi Avcı’yı bu köyde bulabilirsiniz… Adam gün aşırı bu köye gidiyor… Bir gün Eskişehir’de, bir gün Demirköy’de… Aklına gelirse arada bir Ankara’ya uğruyor… TBMM’ye…

Haydi kolay gelsin…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder